Ana SayfaBirlik ve Dayanışma GazetesiHaziran Direnişi’nin 13. Yılı: Hepimiz Oradaydık…

Haziran Direnişi’nin 13. Yılı: Hepimiz Oradaydık…

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 11. sayısında yayımlanmıştır.

2013 yılının 31 Mayıs’ında Taksim Gezi Parkı’ndaki ağaçların sökülmesine karşı başlayan ve günler içinde memleketin üzerine çöken gerici karanlığa, piyasacı talana karşı milyonların isyanına dönüşen Haziran Direnişi’nin üzerinden 13 yıl geçti. AKP’nin emek düşmanı, gerici ve işbirlikçi adımlarına karşı biriken tepkinin sokaklara döküldüğü, Türkiye’de kurmak istenen istibdat rejimine karşı en kitlesel karşı çıkış anlamına gelen Gezi; bugün hâlâ eşitlik ve özgürlük mücadelesinin, ülkemizin bu karanlıktan kurtuluşunun yolunu bizlere gösteriyor.

Türkiye’yi karanlığa hapsedebileceğini düşünenlerin planları o gün bozulmuştu. AKP, direnişi etkisizleştirmenin yolunu yıllardır bitmek bilmeyen “dış güçler, faiz lobisi” masallarında, türlü yalanlar ve manipülasyonlarda arasa da, sokağa dökülen milyonlara saldırsa da başarılı olamadı. O kara propagandanın tek bir sebebi var: Karşılarında dikilen, boyun eğmeyen halkın öfkesinden duydukları dehşet! Çünkü o gün Taksim’de, Kızılay’da, Gündoğdu’da ve ülkenin dört bir yanında sokağa dökülenler; emeği çalınan işçiler, geleceksizliğe mahkûm edilen gençler, şeriata ve şiddete boyun eğmeyen kadınlardı. Bizlerdik. Hepimiz oradaydık! Emekçilerin, kadınların ve gençliğin o günkü onurlu mücadelesi asla sindirilemedi.

Milyonların sokaklara çıktığı o günlerde, direnişin tam anlamıyla zafere ulaşamamasının sebebi ise o ruhunda eksik kalan maya, doğrudan doğruya işçi sınıfıydı. İşçi sınıfının üretimden gelen gücünün grevlerle, şalterleri indirerek tam anlamıyla devreye girememesi o muazzam enerjinin sınırlara hapsolmasına yol açtı.

Haziran sonrası sahneye çıkan düzen muhalefeti, sokağın haklı öfkesini sandık illüzyonuna ve “aman ağzımızın tadı kaçmasın” siyasetine eklemleyerek sistemin bekasını sağlama görevini üstlendi. 13 yıl boyunca kitleleri “sandığı bekleyin” diyerek toplumu pasifize eden düzen muhalefetinin, halka verebileceği hiçbir şey yoktur.

Bugün de ülkemiz; emperyalist projelerle, gericilikle ve sömürü düzeninin kâr hırsıyla teslim alınmaya çalışılmaktadır. En temel yurttaşlık haklarına dahi göz diken bir istibdat rejimiyle, NATO’nun kanlı planları için Türkiye’yi bir üs olarak kullanan emperyalist savaş çığırtkanlarıyla karşı karşıyayız. AKP’nin istibdadında enflasyonun altında ezilen işçilerin, barınamayan öğrencilerin ve tarikat karanlığında geleceği çalınan çocukların kurtuluşu; ne muhalefetin AKP’leşmiş versiyonlarında ne de düzenin sahte umutlarında bulunabilir.

Karanlığa, zorbalığa ve sahte umutlara karşı emekçiler memlekete sahip çıkmalı, Haziran Direnişi’nin ruhuyla yaşanılabilir bir ülke kavgasını büyütmeliyiz. Bu karanlığın dağıtılmasının tek yolu, emekçilerin, kadınların ve gençlerin sömürü düzenine, emperyalizme ve gericiliğe karşı sosyalizmin sesini yükseltmesidir. Gezi’nin boyun eğmez ruhunu, bugün fabrikalarda, mahallelerde, plazalarda ve kampüslerde ilmek ilmek öreceğimiz örgütlü bir sınıf hareketiyle buluşturmak zorundayız. Emperyalizme, sermaye diktatörlüğüne ve yobazlığa karşı anti-emperyalizm ve laiklik bayrağını en öne koymadan; düzenden tamamen bağımsız, işçi sınıfının iktidarını hedefleyen bir seçeneği yaratmadan yeni Haziranlar filizlenmeyecektir.

Aradan 13 yıl geçmesine rağmen Haziran Direnişi’nin açtığı yol sermaye düzeninin ve temsilcisi AKP iktidarının korkusu olmaya; aydınlık ve bağımsız bir ülke isteyenlerin umudu olmaya devam ediyor.

Ali İsmail’e, Ethem’e, Abdocan’a, Mehmet’e, Medeni’ye, Ahmet’e, Hasan Ferit’e ve Berkin’e vereceğimiz söz, yarım kalan o kavgayı tamamlamaktır.

Korkmuyoruz, buradayız!

Son Eklenenler

Düzene Can Simidi: Temel Vatandaşlık Geliri

Düzene Can Simidi: Temel Vatandaşlık Geliri CHP’deki butlan kararının hemen sonrasında yeni bir parti seçeneği...

Bölgesel Asgari Ücret Nereden Çıktı?

Bölgesel Asgari Ücret Nereden Çıktı? Patron örgütleri tarafından belirli aralıklarla dile getirilen "bölgesel asgari ücret"...

Altın Varaklı Sefalet: “Güçlü Devlet” İllüzyonu ve Halkın Gerçekleri

Altın Varaklı Sefalet: “Güçlü Devlet” İllüzyonu ve Halkın Gerçekleri Bir akşamüstü, iş çıkışı saatinde otobüs...

Hürmüz Boğazı’na Alternatif Rota Yaratılabilir Mi?

Hürmüz Boğazı’na Alternatif Rota Yaratılabilir Mi? Küresel Güç Mücadelesinin Merkezinde Enerji Enerji, günümüzde yalnızca ekonomik faaliyetlerin...