Ana SayfaMercekABD Ara Seçimlerine Giderken: Trump Anomali Mi?

ABD Ara Seçimlerine Giderken: Trump Anomali Mi?

Dünya gündemi, son günlerde farklı ülkelerde gerçekleşen seçim haberleriyle dolu. Brezilya’da faşist Flávio Bolsonaro’ya karşı ikinci turda seçimi kazanan solcu devlet başkanı Lula da Silva’nın sürpriz zaferi, Sırbistan’da 2012’den bu yana ülkeyi yöneten Aleksandar Vučić’in Öğrenci Listesi karşısında yenilgiye uğraması ve İsrail’de Netanyahu ile muhaliflerinin kesin bir zafer elde edemezken Arap-sol parti ittifaklarının seçime yüksek katılımları sayesinde hükümet kurma konusunda belirleyici konum elde etmesi tartışılmaya devam ediyor. Önümüzdeki günlerde ise tüm dünyayı etkileme potansiyeli taşıyan bir başka önemli seçim gerçekleşecek: 2026 ABD Ara Seçimleri.

ABD’de dört yılda bir yapılan başkanlık seçimlerinin tam ortasına denk gelecek şekilde iki yılda bir ara seçimler düzenleniyor. Bu seçimlerde, 435 üyeden oluşan Temsilciler Meclisi’nin tüm üyeleri ile üst meclis Senato’daki 100 sandalyenin 35’i için seçim yapılıyor. Şu anda her iki mecliste de Donald Trump’ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti’nin üstünlüğü bulunuyor. Ancak aradaki fark oldukça az: Temsilciler Meclisi’nde 219 Cumhuriyetçi ve 214 Demokrat, Senato’da ise 53 Cumhuriyetçi ve 45 Demokrat üye yer alıyor.[i]

Ara seçimlerden çıkacak sonuç, Donald Trump’ın kalan iki yıllık başkanlık dönemini doğrudan etkileyecek. Demokratlar hem Temsilciler Meclisi’nde hem de Senato’da çoğunluğu elde ederse Trump’ın Kongre’den geçirmek istediği yasaları kabul ettirmesi oldukça zorlaşacak. Böylece Trump, kalan iki yılını bir tür “topal ördek” olarak geçirmek zorunda kalacak. ABD tarihinde başkanların ara seçimlerde güç kaybetmesi olağan bir durumken, partilerinin sandalye sayısını artırması oldukça nadir yaşanıyor.

Trump Amerikan Siyasetinin Bir Anomalisi Mi?

ABD Anayasası’na göre hiç kimse iki dönemden fazla başkan seçilemez. Ancak Donald Trump, üçüncü bir dönem de başkanlık yapmak istediğini dile getiriyor. İki dönem boyunca ardı arkası kesilmeyen yalanları, birçok ülkeye yönelttiği akıl almaz tehditleri ve mantık sınırlarını zorlayan açıklamaları, basında Trump’ın deliliğinin göstergesi olarak sunuluyor. Peki, Trump gerçekten ABD siyasetinde bir anomali mi?

Komünist Birlik dergisinin ikinci sayısında benzer bir soru sormuştuk: “ Ama tüm bu karmaşanın ve tartışmaların sebebi 78 yaşındaki bir adamın hezeyanları veya deliliği mi? Bu sorunun üzerinde dikkatli bir şekilde durmak gerekiyor.  Dünyayı etkileyen bu yeni kararlar tek bir kişinin zihninden mi çıkıyor yoksa bir sınıfın, bir grubun veya bir dinamiğin siyasi hedefleri mi?”[ii]

Vahşi kapitalizmin insanlığa sunabileceği bir gelecek kalmadı. İşsizlik, güvencesizlik, yoksulluk, hayat pahalılığı, enflasyon ve konut sorunu gibi pek çok probleme çözüm üretemeyen, aksine bu sorunları derinleştiren kapitalizm, eski inandırıcılığını da yitiriyor. Dünyanın farklı ülkelerinde gençlerin öncülük ettiği protestoların temelinde bu gerçek yatıyor.

Sadece kapitalizm değil, emperyalizm de eski şatafatlı günlerini yaşamıyor. Sovyetler Birliği’nin yıkılmasıyla dünyanın tek süper gücü hâline gelen Amerika Birleşik Devletleri, tek kutuplu bir dünya düzeninde adeta dünyanın jandarmalığını yapmaktadır. Bugün Çin’in ekonomik gücünü arttırması, Ortadoğu’da İran’ın ABD ve İsrail’e karşı bir direnç noktası oluşturması sistem içi krizleri derinleştirmektedir.

Kapitalizmin ve emperyalizmin sorunlar yaşadığı, bir tür dönüşüme girmek zorunda kaldığı böylesine kritik bir dönemde, süper güç ABD’nin başında Donald Trump’ın bulunması bir anomali değil; tam aksine, eşyanın tabiatı gereği. Çünkü Trump, ABD’de Elon Musk gibi teknoloji milyarderlerinin, finans sermayesinin, enerji ve petrol şirketlerinin yanı sıra Heritage Foundation gibi muhafazakâr kurumların ve Evanjelikler gibi dinî grupların da temsilcisi.

Trump’ın deliliğine atfedilen politikalar, aslında ABD sermayesinin içinde bulunduğu krize karşı geliştirdiği çözüm yolları. NATO 3.0 konsepti de Donroe Doktrini de bu arayışın örnekleri. Bu nedenle Trump’ın başkanlık dönemi sona erdiğinde de benzer politikalarla karşı karşıya kalacağız. Kısacası Trump bir anomali değil, emperyalist-kapitalist sistemin vücut bulmuş hâli.

Sonuç

Anketlere bakılırsa Trump’ın partisi Cumhuriyetçilerin ara seçimlerde işi zor. Trump’ı zorluklarla dolu iki yıllık bir dönem bekliyor. Ancak günümüz emperyalist-kapitalist sisteminin bir temsilcisi olan Trump’ın gitmesinin dünya halkları açısından pek bir şeyi değiştirmeyeceği kesin.

Cumhuriyetçiler de Demokratlar da ABD sermayesinin farklı kolları olarak düşünülebilir. Yoğurt yiyişleri farklı olsa da yaptıkları ve yapacakları üç aşağı beş yukarı aynı. Her iki parti de kapitalizmin ve emperyalizmin devamı için ellerinden geleni yapacak.

ABD Başkanı ister Trump olsun ister başka bir isim; iktidarda ister Cumhuriyetçiler ister Demokratlar bulunsun. ABD’nin başını çektiği emperyalizme ve kapitalizme karşı mücadelemiz değişmeyecek. ABD’nin ağzına bakan, onunla işbirliği yapan burjuva siyasetçilerimiz, partileri ve arkalarındaki sermaye güçleri Amerikan başkanları için ister sevinsinler ister üzülsünler. Biz, hem dünyadaki hem de ülkemizdeki Amerikan uşaklarıyla uzlaşmayacağız! Amerikan emperyalizmine boyun eğmeyeceğiz!


[i] https://www.bbc.com/turkce/articles/cmq8nwyxk1gdo

[ii] https://komunistbirlik.org/trump-ne-hedefliyor

Son Eklenenler

KADINLAR YAN YANA: KİMİNLE?

Kadın mücadelesi, kadın kimliği üzerinden kurulan bir dayanışma ve yan yana gelişten kurgulanabilir mi;...

Yeni Osmanlıcı Karanlığa Karşı Emekçilerin Cumhuriyeti!

103. yıl önce emperyalist işgale karşı bağımsızlık savaşı verilerek kurulan Cumhuriyet, bu toprakların en...

Emekçiler Birlik ve Dayanışma Buluşmalarında Yan Yana Geldi!

Birlik ve Dayanışma Hareketi İstanbul ve İzmir’de “Yeni Osmanlıcı Karanlığa Karşı Emekçilerin Cumhuriyeti İçin...

İstibdat Dönemi Özlemi ve Basına Yönelik Sansür

Zorbalık ve baskı ile hükmetmenin, yönetimde kuralsızlığın Arapça kelime karşılığı istibdat. Tarihte daha çok...