Ana SayfaBirlik ve Dayanışma GazetesiEmperyalist Saldırganlığa Karşı Anti-Emperyalist Mücadeleyi Yükseltelim!

Emperyalist Saldırganlığa Karşı Anti-Emperyalist Mücadeleyi Yükseltelim!

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 9. sayısında yayımlanmıştır.

ABD emperyalizminin Ortadoğu’ya ve Latin Amerika’ya yönelik saldırganlığının yükseldiği bir dönemden geçiyoruz. Venezuela’da gerçekleştirilen haydutça saldırı sonrasında Venezuela’nın enerji kaynakları üzerindeki tahakkümünü artırmaya çalışan ABD emperyalizmi bir yandan Küba’ya yönelik yıllardır uyguladığı ekonomik ve siyasi ambargoyu büyük bir kuşatmaya çevirmiş durumda.

Ortadoğu’da ise Arap Baharı ile başlayan süreç bugün Suriye’de HTŞ ve SDG eliyle emperyalist bir entegrasyon projesinin hayata geçirilmesine ve İran’a yönelik İsrail ve ABD saldırganlığının siyasi cinayetler, sivil halkı hedef alan bombalı saldırılar, askeri ve stratejik noktaların vurulmasına uzanmış durumda.
Emperyalist-kapitalist sistemin yaşadığı sıkışma bugün dönemsel ya da konjonktürel bir içerikten daha çok yapısal bir nitelik taşıyor. Enerji ihtiyacı, teknoloji alanındaki rekabet, enerji nakil hatları üzerinde kurulmak istenen hakimiyet, yeni pazar ve sömürge arayışları, emperyalist sistemin kutuplu yapısından kaynaklı açığa çıkan gerilim ve karşıtlık; içinden geçtiğimiz sürecin iki kutuplu dünyanın sona ermesiyle birlikte oluşan sistemin biriktirdiği ve bugüne taşıdığı krizler bütününün açığa çıkması şeklinde yorumlanması gerektiğine işaret etmektedir.

Bu durum, kapitalizmin insanlık açısından sürdürülebilir bir sistem olmadığı gerçekliğini geçmişte birçok kritik evrede gösterdiği gibi bugün de karşımıza çıkarmaktadır. Emek rejimi üzerindeki sömürüye dayanan kapitalizm bugün büyük bir savaş aygıtına, yıkıma, açlığa ve yoksulluğa dönüşmüş durumda. Bir tarafta insanlığın ürettiği tüm birikim ve zenginliği elinde tutmak ve sermaye birikimini artırmak için çabalayan emperyalistler varken diğer yanda ise üzerine bombalar yağan, geleceği elinden alınan milyonlar bulunuyor.

Bugün ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırganlığının altında da bu temel gerçek yatmaktadır. Yaşanılan olgu bir din savaşından öte emperyalist işgalin, saldırganlığın, yağma ve talanın dışa vurumudur. ABD’nin Ortadoğu’ya yönelik müdahalesinin altında yatan nedenlerden biri bölgenin barındırdığı doğal zenginlik diğer neden ise sistem hiyerarşisi açısından bakıldığında Çin, İran ve Rusya’nın kapladığı alan ve bu alanın daraltılma çabasıdır. Bugün ABD emperyalizmi Suriye’de büyük bir mevzi kazanmış durumdadır. İsrail’in Ortadoğu’da siyasi, askeri, ekonomik etkisini artırması hamlesinin en büyük ayağı ise İran’ın zayıflatılması ve çözülmesi olarak kodlanmış durumdadır.

Savaşın maliyetinin AB-ABD ve NATO ekseninde ağırlığını hissettirdiği içinden geçtiğimiz dönemde ise her ne kadar emperyalist sistem içinden “ayrıksı” sesler duyulsa da tartışılan olgunun kendisi işgalin, saldırganlığın, yağmanın ortadan kaldırılması değil, her açıdan maliyeti az olan bir yöntemin devreye sokulmasıdır.

Bugün sistemin sıkışma başlıkları ele alındığında bölgesi, yöntemi değişecek olsa bile emperyalist yayılmacılığın ve saldırganlığın artarak devam edeceği görülmek durumundadır. Bu açıdan, bugün karşımızda savaş aygıtı olan NATO’ya karşı yükselen bir mücadelenin örülmesi görevi bulunmaktadır.

Bölgemiz de, ülkemiz de emperyalizmden, onun işbirlikçi iktidarlarından, NATO’dan kurtulmadığı sürece insanca bir yaşamın gelişmesi, eşitliğin ve özgürlüğün hakim kılınması mümkün görünmemektedir. Bu görev ise düzen partilerine, ya da emperyalist sistem hiyerarşisi açısından başka kapitalist ülkelerin müdahalelerine bırakılamaz. Çünkü sistemin yapısal krizi insanlık açısından ya savaş olgusunu daha da yakıcı hale getirecek ya da tüm bu yıkımın içerisinde insanlık geçmişte olduğu gibi büyük bir ileri çıkışa imza atacaktır.

Bu görev, emekçilerin üzerindedir ve Türkiye’de işçi sınıfının, kadınların, gençliğin NATO’ya, emperyalist saldırganlığa ve işbirlikçi AKP iktidarına karşı yükselteceği ses hem memleketin üzerindeki kara bulutları dağıtmayı hem de emperyalist saldırganlıkla diz çöktürülmek istenen dünya halklarıyla en büyük dayanışmayı sağlayacaktır.

Son Eklenenler

Emperyalizm ve NATO, Ülkemiz İçin Tehdittir!

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 11. sayısında yayımlanmıştır. Temmuz ayında ülkemiz, emperyalist barbarlığın ve...

NATO’nun Karanlık Tarihi

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 11. sayısında yayımlanmıştır. Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü ya da...

Birlik ve Dayanışma Gazetesi 11. Sayısı ile Alanlarda!

Birlik ve Dayanışma Gazetesi 11. Sayısı ile Alanlarda! On birinci sayımız “NATO'ya GEÇİT YOK! ASKERİNLE,...

AKP Düzeni Dizayn Ederken Devrimci Seçeneği Örgütlemek

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 10. sayısında yayımlanmıştır. Türkiye’de egemen sınıfın, bugün içinden geçtiğimiz...