Birlik ve Dayanışma’ya!

Birlik ve Dayanışma’ya!

Geçtiğimiz yıl 19 Mart tarihinde ayağa kalkan halkımızı, direnişin yıl dönümünde birlik ve dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz.

İstanbul ve İzmir’deki buluşmalarımızla birlikte “Emeğimiz İçin Birlik ve Dayanışma Manifesto”muzu ilan ediyoruz.

EMEĞİMİZ İÇİN BİRLİK VE DAYANIŞMA MANİFESTOSU

İşçiler, emekçiler, yoksullar!

Geçtiğimiz yıl 19 Mart tarihinde ayağa kalkan halkımızı, direnişin yıl dönümünde birlik ve dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz!

AKP iktidarına son!

AKP iktidarı, yirmi dört yıldır ülkemizin tüm ilerici birikimine savaş açarak bir rejim değişikliğine yol açtı. Cumhuriyet’in tüm kazanımları birer birer ortadan kaldırıldı.

Emperyalist işbirlikçilikle, piyasacılıkla, siyasal İslamcılıkla patronlar sınıfına tam istedikleri gibi bir rejim kurdu. Hak ve özgürlüklerimize bir bir saldırdı. Sömürüyle ve baskıyla yol alabilen bu rejim, memleketi bugün içinde bulunduğu karanlığa sürükledi.

AKP rejiminin bugün geldiği nokta durdurulmalıdır. 12 Eylül’ün ürünü olan AKP, 12 Eylül Anayasası’nı bahane ederek kurulan rejim, yine Anayasa’yı gündeme getirmektedir. 24 yıllık iktidarıyla tüm temel yurttaşlık haklarına saldıran AKP’nin bu son hamlesine karşı ayağa kalkma zamanı gelmiştir.

Bu böyle gitmez!

Memleket yangın yerine dönmüşken, emeğiyle ve alınteriyle yaşayan işçiler, emekçiler, yoksullar için hayat artık sürdürülemez bir noktaya geliyor.

Geleceksizlik, güvencesizlik, işsizlik, hayat pahalılığı, yoksulluk… Her geçen gün derinleşen bu sorunların çözümünün hiçbir düzen partisinde olmadığı, her seçim döneminde görülmektedir.

Tüm bunlar ve daha fazlası yaşanırken emekçilere düşen, seçimden seçime gidip oy vermek olamaz. Böyle gelmiş, böyle gitmez demek için artık vakit geldi.

Çıkış yolu bellidir!

Düzen partileri hangi isimlerle, hangi siyasi figürlerle olursa olsun birbirinin tamamen aynısı haline gelmiştir. İslamcılar, milliyetçiler, liberaller birbirine kimi zaman küstüler, kimi zaman da yan yana geldiler ama en sonunda bu ülkenin tüm ilerici birikiminin düşmanlığında birleştiler. Düzen partilerinin tümü bu rejimin inşa edilmesine destek oldu. Kamuculuk, Bağımsızlıkçılık, Laiklik gibi, memleketin kurtuluşunun biricik yolu olan hedefleri terk edenler, artık bu ülkenin geleceğine dönük hiçbir program önerememektedir.

Her türlü zorbalıkla iktidarını sürdüren bu rejime karşı halkın bu üç ilke etrafında örgütlü bir mücadelesi biricik çözümdür.

Mücadele ederek kazanacağız.

Her gün aldığımız kötü haberlere bakıp umutsuzluğa sürüklenmek, söylenmek bir çözüm getiremez. Mücadele ederek hayatımızın, ülkemizin geleceğini doymak bilmez patronlara, çetelere, mafyalara, tarikatlara bırakmayacağız.

Emekçi halkın hayati sorunlarına karşı ortak bir mücadele örerek birliğimizi ve dayanışmamızı güçlendirmek için tarihsel bir sorumluluk almalıyız.

Topraklarımız nice onurlu mücadelelerin tarihini taşımaya devam etmektedir. Genç kuşakların bu mücadele birikimini omuzlaması için bir yol açılmalıdır.

Her şey emeğin olacak!

Türkiye işçi sınıfına sözümüzdür: Her şey emeğin olacak!

Ürettiğimiz her şey, bizler üzerinden zenginliklerine zenginlik katan patronların değil, emeğin olacak!

Tüm kamusal varlıklarımız, emperyalist tekellerin hizmetinde değil; emeğin yönetiminde olacak.

Sağlık, eğitim, barınma, konut gibi tüm haklarımızın güvencesi piyasacılığın  insafsızlığında değil, emeğin kontrolünde olacak.

Geleceğimizi, şiddet sarmalının, uyuşturucunun, çürümenin üzerine zenginleşen mafyalar, çeteler değil; emeğin toplumsal mekanizmaları şekillendirecek.

Toplumsal yaşamı, dinselleşme, gericilik ve yobazlıkla şekillendirmeye çalışan tarikatların, cemaatlerin değil, emeğin özgürleştirici fikirleri yönetecek.

Cumhuriyet, onu 100 yıldır kemire kemire yok eden patronların, gericilerin, emperyalist işbirlikçilerinin değil, emekçilerin olacak.

Tüm bunlar için bir kez daha yüksek sesle söylüyoruz:

Fabrikalar, tarlalar, siyasi iktidar ve her şey, bir avuç sermayedarın değil; emeğin olacak!

Haramilerin saltanatına karşı laik, demokratik, bağımsız bir emekçi cumhuriyetini ayağa kaldıralım.

Yapılması gerekenler açıktır!

1- Bugün ülkemizde alınan tüm kararlar tek bir kişiden çıkmaktadır. Tek adam rejiminde karakterize olan bu düzenin attığı tüm adımlar sermayenin, gericiliğin, emperyalizmin çıkarları etrafında şekillenmektedir. Bu rejim son bulmalıdır.

2- Emekçilerin siyasete doğrudan katılımı için, ipleri kendi ellerine alması gerekmektedir. Seçimlerin fiilen ortadan kaldırıldığı bu tabloda oturup sandık beklenecek bir gerçeklik kalmamıştır. Halkın örgütlü gücü açığa çıkmalıdır.

3- Eşitsizlik ve adaletsizlik üzerine kurulu, paranın saltanatını ifade eden bu toplumsal düzene karşı, bütünlüklü bir programla mücadele edilmelidir. Patronların her geçen gün zenginliklerine zenginlik kattığı, emekçilerin ise an be an yoksullaştığı kriz koşullarına karşı işçi sınıfının birliği sağlanarak dayanışma güçlendirilmelidir.

4- Yoksulluğu, işsizliği, hayat pahalılığını, zamları ortadan kaldırmanın tek yolu bu düzenin değişmesidir. Özelleştirmelerle yağma ve talan düzeni kuranlara karşı kamulaştırma talebi yükseltilmelidir. Eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçlar eşit ve ücretsiz olarak sunulmalıdır. Tüm kamu varlıkları kamulaştırılmalıdır. Emperyalist tekellere peşkeş çekilen tüm varlıklarımız geri alınmalıdır. Planlamacı bir ekonomik modele geçilmelidir.

5- Dünyanın dört bir yanına haydutça saldıran emperyalistlere karşı mücadelede tavizsiz olunmalıdır. Emperyalistlerin bölgemizde yarattığı yıkıma, onun savaş örgütü NATO’nun yayılmacılığına karşı seferber olunmalıdır. Ülkemiz NATO’dan çıkmalı ve tüm üsler kapatılmalıdır.

6- Devletin tüm olanaklarını kullanarak toplumsal yaşamı şekillendirmeye çalışan tarikatlara karşı bilimsel düşünce ve özgürlükler tavizsiz şekilde savunulmalıdır. Toplumsal alandaki dinselleşmeye karşı laik ve bilimsel düşünce her zamankinden daha yüksek bir sesle dile getirilmelidir. Eğitim birliği sağlanarak eğitim ve diğer tüm alanlardaki tarikat faaliyetleri yasaklanmalıdır.

7- Etnik kökenler, dini inançlar ve toplumsal cinsiyet üzerinden yaratılan ayrımcılıkların ortadan kaldırılacağı gerçek bir kardeşlik zemini yaratılmalıdır. Eşit, özgür, adil ve kardeşçe bir toplumsal düzen düşüncesi, ülkemizin dört bir yanında yeşertilmeye devam etmelidir.

Tüm her şey için ihtiyacımız olan; Birlik ve Dayanışma’dır!

Bu düzende paranın saltanatı var, gericilerin tarikatları var, emperyalistlerin uşakları var. Emekçileri bölen dincileri ve faşistleri var. Onların düzenini meşrulaştırma görevini gören liberalleri var.

Onlar hep konuştular, söz işçilerde, söz emekçilerde!

İşçilerin hayatın her alanından gelen bir gücü var. Bu gücün ihtiyacı olan tek şey, birliğini sağlamasıdır.

Aydınlarıyla, gençleriyle, kadınlarıyla hep beraber, bu düzene son vermek için emekçilerin birliği kurulmalıdır.

Birlik ve Dayanışma Hareketi, bu doğrultuda, bu sömürü düzeninin tam karşısında yeni bir emek cephesi olacaktır!

Emperyalizmin, sermayenin, gericiliğin değil; her şey emeğin olacak.

Birlik ve Dayanışma’yla, gelecek bizim olacak!

15.03.2026

Birlik ve Dayanışma Hareketi

Son Eklenenler

Günlerin Getirdiği: 19 Mart’ın Ardından

Günlerin Getirdiği: 19 Mart’ın Ardından Hasan Çelebi 19 Mart’ta başlayan eylemlerin üzerinden bir yıl geçti. Öğrenci...

Kabataş’tan İran’a Yalanlara Devam İsmet Berkan

Kabataş yalanını hatırlıyor musunuz? İddiaya göre, 2013 Gezi Parkı eylemleri sırasında İstanbul Kabataş’ta türbanlı...

Her Şey Emeğin Olacak!

Her Şey Emeğin Olacak! Emeğiyle, alın teriyle, onuruyla yaşayan, yaşamak için direnen işçiler, kadınlar, gençler olarak Mart...

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde İstanbul ve İzmir’de buluştuk.

Yaşasın 8 Mart! 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde İstanbul ve İzmir'de buluştuk. Aydınlık yarınlarımızın, insanca,...