Ana SayfaBirlik ve Dayanışma GazetesiGelen Günlerimiz Aydınlığın, Eşitliğin, Özgürlüğün…

Gelen Günlerimiz Aydınlığın, Eşitliğin, Özgürlüğün…

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 6. sayısında yayımlanmıştır.

“Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayınlanan 1 Ağustos 2025 tarihli cuma hutbesinde “haya” konusu ele alındı. Hutbede “Günümüzde giyim sektörü, modacılar ve bazı medya çevreleri, ‘özgürlük’ ve ‘çağdaşlık’ adı altında çıplaklığı özendirmekte, örtünmeyi değersizleştirmektedir” ifadeleri yer aldı. Devamında “kısa giysiler ve şeffaf kıyafetler” giymenin haram olduğu belirtilirken…”

“Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 15 Ağustos 2025 tarihli hutbesinde ‘kul hakkı’ kavramının önemini vurguladı. Hutbede miras ile ilgili şöyle deniyor: “Karşılıklı rıza olmadan Yüce Rabbimizin koyduğu miras ölçüsünü değiştirmek ilahî adalete aykırıdır. Dolayısıyla kişinin; kız çocuklarını mirastan mahrum bırakması, kız çocuklarının da Allah’ın takdir ettiği hakka razı olmaması kul hakkıdır.”

“2025 yılı Kasım ayı raporuna göre bu ay 29 kadın cinayeti işlendi, 22 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu. Öldürülen 29 kadından 8’i boşanmak istemek, barışmayı reddetmek, evlenmeyi reddetmek, ilişkiyi reddetmek gibi bahanelerle, 2’si ekonomik bahanelerle öldürüldü. 19’unun ise hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi.”

“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2025’in aile yılı ilan edildiğini açıkladı. Erdoğan ayrıca “LGBT meselesi bugün ailenin varlığına yönelik en ciddi tehlikelerin başında gelmektedir. 2023 yılında ülkemizdeki doğurganlık hızı 1.51 seviyesine gerilemiştir. Açıkça ifade etmek gerekirse bu durum alarm vericidir.”

“Kocaeli Dilovası’ndaki bir parfüm fabrikasında meydana gelen yangında ikisi çocuk 6 kadın işçi yaşamını yitirdi.”

“Dilovası’nda yedi kişinin ölümüne neden olan iş yeri, 16 Aralık 2024 tarihinde, CİMER aracılığıyla şikâyet edilmişti. Şikâyet dilekçesinde, kadın ve çocukların arasında bulunduğu 15 kişinin sigortasız ve iş güvenliği olmadan çalıştırıldığı belirtilmişti. Ancak şikâyetin ardından iş yerinde herhangi bir denetim yapılmamıştı.”

Son günlerini henüz geride bıraktığımız 2025 yılı, asgari ücrete yapılan %30’luk zamla (22.104 TL) birlikte başlamıştı. Asgari ücret zammından hemen sonra veriler yoksulluk sınırının 78.000 TL; açlık sınırının 24.000 TL olduğunu gösterdi. Bu, milyonlarca emekçinin açlık ve yoksulluk sınırlarında; ölüm kalım mücadelesiyle yeni yıla girdiğinin habercisiydi. Ardından AKP tarafından “2025-2026 Aile Yılı” ilanıyla emekçilere yeni adımlar müjdelendi. Gerici ahlaki söylemler, cinsiyet eşitliğine dönük saldırgan ifadeler; laik yaşamı karşısına alan, ‘ailenin önemini vurgulamak’ bahanesiyle atılmak istenen adımların temelinde kadınların özgürlüğünü kutsal aile ile zincire vurma arayışları olduğu bizler açısından açık. Aile vurgusu, kadını birey olmaktan çıkarıp anne olmakla- eş olmakla sınırlandırıyor. Aile vurgusu, kadını emekçi olmaktan çıkarıp onlara ev yaşamındaki rollerini hatırlatan ve ev içi görünmez emeği bir kez daha kadınların sırtına yükleyen bir noktadan, bilinçli şekilde yapılıyor. Doğum oranlarının düşüşünü beka sorunu olarak değerlendiren iktidar, daha fazla çocuk sahibi olmayı da teşvik ediyor. Kadın, anne ve eş olarak ev içi işleri kamusal hizmet olmaktan çıkarırken aynı zamanda çocuk sahibi olarak evliliğin devamına da mahkûm ediliyor. Kadınların ev içi şiddete karşı mücadele etme ihtimali de tam da bu koşullar altında engellenmiş oluyor: hem ekonomik hem de aile bağıyla kadının eve bağımlılığı…

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025-2026 Aile Yılı projesi kapsamında kadınlara esnek çalışma modellerini de müjdeledi. Böylece esnek, güvencesiz, yarı zamanlı çalışma şekilleriyle kadının ev bütçesine ‘katkısı’ da sağlanacak. Ev içi şiddet sarmalının nedeni büyük oranda ekonomik koşullarken, kadınlara müjdelenen ancak ‘harçlık’ olarak değerlendirilebilecek ücretler oluyor. Şiddetten kurtuluşu da engelleyen böylece yine, ekonomik koşullar oluyor. Boşanabilmek, tek başına bir evde yaşayabilmek, geçimini sağlayabilmek için olanaklara sahip olmayan kadınlar şiddete zorunlu rıza geliştiriyor. İşte henüz bitirdiğimiz 2025 yılı ve ilk günlerini karşıladığımız 2026 yılı için hayata geçmesi planlanan Aile Yılı, tam da bu yoksulluk – şiddet denklemine kuruluyor.

Dilovası’nda bir kozmetik üretim fabrikasında çıkan yangında 6’sı kadın 7 işçi öldü. İş cinayeti sonrası çıkan rapor, fabrikanın itfaiye uygunluk onayı ve iskan belgesi olmadan üretime başladığını; teknik altyapı eksikleri, bakım yapılmamış ekipmanların iş cinayetine sebep olduğunu ortaya koydu. Daha önce güvencesiz, sigortasız işçi çalıştırmaktan defalarca şikayet edilen fabrika, hiçbir yaptırımın muhatabı olmadan üretime yıllarca devam etmiş. Emekçilerin temel ihtiyaçlarını bile karşılayamadıkları maaşların ekonomik krizin etkisiyle her geçen gün eridiği ülkemizde; sefalet koşullarına mahkûm bir yaşam sürüyoruz. Güvencesiz, ölümle burun buruna çalışan emekçilerin ay sonunda eline geçen maaş yaşamaya bile yetmiyor. Bu koşullar şüphesiz en çok kadın emekçilerin yaşamını zorlaştırıyor. Türkiye’de 12 milyona yakın kadın ev işleri nedeniyle çalışamadığını söylüyor. TÜİK’e göre kadınların işgücüne katılım oranı erkeklerin yarısı kadar bile değil. DİSK-AR’a göre ise kadın işsizliği yüzde 38,3 oranı ile tarihi zirveye ulaştı.

İktidarın ‘kutsal aile’ söylemleriyle kadınlar üzerinde daha fazla baskıyı ve gericiliği dayatmasına karşı; sermayenin asgari ücret dayatmasına karşı birlik ve dayanışmayı yükseltmek için, emekçi kadınların mücadelede en önde yer alacağı; 2026’nın mücadele yılı olacağını ilan ediyoruz! 2025 yılı içinde düzenin bizden alıp götürdüğü, erkeklerin şiddetiyle ölen 260 kadının, 260 kadın cinayetinin sorumlusunun iktidarın ve bu düzenin temsilcileri olduğunu çok iyi biliyoruz. Emekçi kadınların, mücadele dostlarımızın 2026 yılını kutlar; gelen günlerin aydınlığın, özgürlüğün, eşitliğin, birliğin ve dayanışmanın günleri olacağını bir kez daha söylüyoruz!

Son Eklenenler

Affetmeyecek, Unutmayacak, Helalleşmeyeceğiz!

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 8. sayısında yayımlanmıştır.Affetmeyecek, Unutmayacak, Helalleşmeyeceğiz!Türkiye saatiyle 04.17’de başlayan...

MESEM Gerçeği ve Çocuk İşçilik

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 7. sayısında yayımlanmıştır. 2026 yılına girdiğimiz şu günlerde, Türkiye’de...

Bir Evsiz ve Bir Ölüm

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 7. sayısında yayımlanmıştır. “Kağıthane’de gece saatlerinde yaşanan olayda, soğuktan...

Emperyalizme ve NATO’ya Karşı Mücadeleyi Yükseltelim!

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 7. sayısında yayımlanmıştır. Emperyalizme karşı mücadele, konu Türkiye olunca...