Ana SayfaBirlik ve Dayanışma GazetesiNeden ve Nasıl Mücadele?

Neden ve Nasıl Mücadele?

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 4. sayısında yayımlanmıştır.

Hayatımızın nasıl gittiğini anlatırken “Ne yapalım, mücadele ediyoruz” cümlesini çok sık kullanmışızdır. Buradaki “mücadele” kavramını; geçim kaygısı, çocukların eğitimi, tencerede bir tas yemeğin kaynaması, sevdiklerimize ayırdığımız vakit, ödenecek kira ve faturalar kısacası günlük hayatımızı anlatmak için kullanıyoruz.

Yaşamak bile artık mücadeleyle özdeşleşmiş durumda. Günümüz Türkiye’sinde çabalamak, bütçeyi planlamak, açığı nasıl kapatırız düşüncesiyle cebelleşmek ve tüm bunları yaparken akıl sağlığımızı da korumayı başarmamız gerekiyor.

Şüphesiz “yaşam mücadelesini” sürdürmeye devam edeceğiz. Fakat tüm bu çabayı normal görmeyecek, kanıksamayacak ve alışmayacağız. “İnsan hem çalışır, hem de geçim kaygısıyla boğuşur mu?” sorusunu sormaktan, bu düzenin insana yabancı olduğunu vurgulamaktan geri durmayacağız.

Bu yazılanlara karşı çıkacak var mı diye düşünülebilir. Çoğumuzun aklına sokak röportajlarında birden beliren ve tüm bu sorunların gerçek olmadığını iddia eden; Türkiye’de yoksulluk, açlık, işsizlik, geleceksizlik olmadığını savunan kimileri gelse de… O karnı tokların nereden beslendiği, sırtlarını kimlerin sıvazladığını hepimiz biliyoruz. Kavgamız onlarla da değil; bu düzenin bekçileriyle, patronlarla, holdinglerle, gericiliğin savunucusu tarikat ve cemaatlerle.

O halde, “mücadele ediyoruz” kalıbını artık farklı cümlelerde kullanmaya başlamamız gerekiyor. Örneğin “Haklarımız için mücadele ediyoruz.”, “Emperyalist projelerin karşısında mücadele ediyoruz.”, “İnsanca bir yaşam için mücadele ediyoruz.”, “Örgütlü bir şekilde mücadele ediyoruz.”

Türkiye’de emekçiler bunu başardığında, bu memleketin tarihinde yeni bir sayfanın açılacağına inanıyoruz.

Yıllardır sömürü düzeninin suçu gizlensin diye ya kişiler ya da partilere işaret edildi. Sorun kapitalizm değil, yönetenlerin beceriksizliği denildi. Yıllardır kurtuluş ve refah denilerek emperyalist projeler övüldü. Türkiye otoyollarından, köprülerine, fabrikalarından limanlarına kadar peşkeş çekildi. Yıllardır özgürlük denilerek gerici örgütlenmelerin önü açıldı, meşrulaştırıldı. Gençlik tarikat yurtlarında ölüme itildi, gericilik toplumun her yanını sardı.

Tüm bu çıkışsızlık ise fırsat bilinerek “sahte umutlar” halkın karşısına çıkarıldı, sağcı ittifaklar AKP’den kurtulacağız denilerek övüldü. Meclis, Türkiye tarihinin en sağcı meclisi halini aldı.

Artık emekçilerin siyasete müdahil olması gerekiyor.

Nasıl mı? Tabii ki mücadele ederek…

Hem emeğe yönelik saldırıların karşısında yanı başımızdaki dostlarımızla birlikte durarak, hem de memleketin başına çöreklenmiş emperyalistlere, holdinglere, gericiliğe karşı yeni bir ülkenin kavgasını örgütlü bir halk olarak vererek.

Hepimizin içinde yaşam kaygısı kadar, memleketin gidişatından duyduğumuz kaygı var. Artık bu durumu değiştirmemiz, kaygılanmak yerine harekete geçmemiz, adım atmamız gerekiyor. Birlik ve Dayanışma’cılar bu yolu açmak, büyütmek ve yaşanabilir bir ülke için mücadele ediyor, tüm emekçileri birlikte yürümeye çağırıyor.

Son Eklenenler

Affetmeyecek, Unutmayacak, Helalleşmeyeceğiz!

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 8. sayısında yayımlanmıştır.Affetmeyecek, Unutmayacak, Helalleşmeyeceğiz!Türkiye saatiyle 04.17’de başlayan...

MESEM Gerçeği ve Çocuk İşçilik

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 7. sayısında yayımlanmıştır. 2026 yılına girdiğimiz şu günlerde, Türkiye’de...

Bir Evsiz ve Bir Ölüm

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 7. sayısında yayımlanmıştır. “Kağıthane’de gece saatlerinde yaşanan olayda, soğuktan...

Emperyalizme ve NATO’ya Karşı Mücadeleyi Yükseltelim!

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 7. sayısında yayımlanmıştır. Emperyalizme karşı mücadele, konu Türkiye olunca...