Bugün, Şişli Belediyesi işçileri bir basın açıklaması gerçekleştirdi. DİSK/GENEL-İŞ sendikasına bağlı olan işçiler, haksız bir şekilde işten çıkarılan arkadaşları için Şişli Belediyesi önünde bir araya geldiler. Yapılan basın açıklamasında, işten çıkarılan üç işçinin derhal görevlerine iade edilmeleri, toplu sözleşmeden doğan hakların eksiksiz biçimde uygulamaya konulması talepleri dile getirildi.
Birlik ve Dayanışma Hareketi olarak Şişli Belediyesi işçilerinin yapmış olduğu basın açıklamasına temsilcilerimizle katılım gösterdik. İşçi düşmanı olan bu uygulamaların bir an önce son bulması, toplu sözleşmeden doğan hakların uygulanması ve işten çıkarılan üç işçinin işine iade edilmeleri için mücadele etmeye devam edeceğiz.
Şişli Belediyesi işçilerinin basın açıklaması ise şu şekilde:
“Bizler, Şişli işçileriyiz.
Hukuku her şeyin üstünde, adaleti her şeyden önde gören; haklarını ve hukuklarını yasal çerçevede savunan emekçileriz. Toplu iş sözleşmesinden doğan haklarımızın ihlal edilmesine, haftalık dinlenme günlerimizin ve aile yaşamımızın yok sayılmasınakarşı, yalnızca hukukun bize gösterdiği yoldan ilerleyerek mücadele ettik. Ancak bugün geldiğimiz noktada, adalet arayışımız cezalandırılmak istenmektedir.
Kayyum yönetimi, bizleri “yargıya başvurdukları” için işten çıkarmış, arkadaşlarımızı gerekçesiz ve haksız biçimde işlerinden etmiştir. Bu tutum, yalnızca işçi düşmanlığı değil, hukuk tanımaz bir keyfiyetin ifadesidir. Bizleri, hiçbir yargı kararı olmadan suçlu ilan eden, fotoğraflarımızı asarak işyerine sokmayan bu uygulamalar ne toplu sözleşme hükümlerine ne yasalara ne de insan onuruna sığar. Bu uygulamalar, 12 Eylül karanlığını ve otoriter zihniyetlerini hatırlatan anti-demokratik yöntemlerdir.
Bizler yalnızca işçiler değiliz; evine ekmek, süt götüren babalarız, eşleriz. Bu kış günü işten atılmamız sadece bir “fesih işlemi” değil, ailelerimizin yaşamına vurulmuş bir darbedir. Toplu sözleşmemizde açıkça tarif edilen usul ve yöntemler yok sayılarak yapılan bu fesihler hukuksuzdur. Kayyum yönetiminin çevresinde oluşan bazı çıkar çevrelerinin, belediye içindeki kamusal işleyişi bozarak kurum içinde gerilim ve provokasyon yaratmaya çalıştığını üzülerek görmekteyiz. Bu durum, kamunun düzenine, devlet geleneğine ve hukukun üstünlüğüne açıkça aykırıdır.
Bugün belediyede yaşanan yönetimsel, mali ve idari sorunların faturası işçilere kesilmektedir. Oysa biz işçiler, bu belediyenin emek gücü kadar bu memleketin yurttaşlarıyız. Buradan açıkça ifade ediyoruz. Bu uygulamalar kural dışıdır, nizam dışıdır, hukuk dışıdır. Derhal bu haksızlıklara son verilmeli, toplu sözleşmeden doğan haklarımız eksiksiz biçimde uygulanmalı, işten atılan arkadaşlarımız derhal görevlerine iadeedilmelidir. Eğer gerçekten iyi niyet varsa bu mesele birkaç ay sonraki toplu sözleşme sürecinde, masa başında, karşılıklı diyalogla tartışılabilir. Ancak işçilerin
hak arayışını bir provokasyona, bir zulme dönüştürmek asla kabul edilemez.
Kayyum yönetimini, Şişli halkına, Şişli ilçelerine ve kamusal sorumluluğuna uygun davranmaya çağırıyoruz. Bizler emeğimizden, alın terimizden ve hukuktan vazgeçmeyeceğiz. Hak, hukuk ve adalet mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğiz.
Yaşasın örgütlü Mücadelemiz!
Yaşasın Şişli işçilerinin onurlu direnişi!”


