ABD ordusu denince akla ister istemez işgaller, katliamlar, ablukalar ve darbeler geliyor. Meksika, Küba, Kore, Vietnam, Irak, Panama ve Afganistan gibi pek çok ülke tarih boyunca doğrudan ABD tarafından işgale uğradı. Şili, Arjantin, Yunanistan ve Türkiye gibi sayısız ülke ise ABD destekli darbelerin hedefi oldu. Emperyalist ABD’nin zalim ordusu birçok halka doğrudan veya dolaylı bir şekilde kan kusturdu. Ancak bu yazıda, ABD ordusunun gezegenimize — yani Dünya’ya — verdiği zararı konu alan bir belgeselden söz edeceğiz.
Amerikalı araştırmacı gazeteci ve belgesel yapımcısı Abby Martin’in ikinci uzun metraj filmi olan “Earth’s Greatest Enemy” [i](Dünya’nın En Büyük Düşmanı) Amerikan ordusunun gezegenimize verdiği zararı gözler önüne seren, anti-emperyalist bir çevre belgeseli olma özelliği taşıyor.
ABD Ordusu Dünyayı Kirletiyor
Dünyadaki herhangi bir kurumdan daha fazla karbon salınımına sebep olan ABD ordusu, çevreye zarar vererek de insanlığın geleceğini tehlikeye atıyor. Karbon salınımı denildiğinde akıllara devasa şirketler ve onlara ait fabrikaları geliyor. Oysa uluslararası iklim anlaşmalarından muaf olan, dünyanın dört bir köşesinde üsleri bulunan emperyalist ABD ordusu iklim krizine sebep olan kurumların başında gelirken kamuoyunun dikkatini pek çekmiyor. İşte bu belgesel sayesinde Abby Martin, ABD ordusunun çevreye olan zararlarını mercek altına alıyor.
Daha önce The Empire Files [ii](İmparatorluk Dosyaları) belgesel ve haber programıyla anti-emperyalizmi ve Amerikan militarizmini eleştiren Abby Martin, dünyanın dört bir köşesindeki örneklere bakarak ABD ordusunun sorumlu olduğu çevre felaketlerine odaklanıyor.
Örneğin, Iraklılar hâlâ Irak İşgalinin yarattığı çevresel tahribatların zararını yaşıyor. Fakat ABD ordusu sadece dünya halklarına değil, kendi ülkesinin vatandaşlarına da zarar veriyor: ABD’nin Kuzey Carolina eyaletinde yer alan Amerikan Deniz Piyadeleri üssü olan Camp Lejeune’de, 1950’lerden itibaren onlarca yıl boyunca içme suyuna ve toprağa kanserojen toksinler sızdı. İhmal, denetimsizlik yüzünden yıllarca farkına varılmayan bu durum askeri üstte yaşayan askerleri ve ailelerini zehirledi.
Uzun lafın kısası, ABD emperyalizmine karşı çıkmak sadece bugünlerimizi değil, yarınlarımızı kurtarmak için de gerekli. Dünyanın jandarmalığına soyunan ABD ordusu, tüm dünyanın iyiliği için kendi topraklarına dönmeli. 68’li devrimcilerin sloganıyla yazımızı bitirelim: Yankee Go Home!
[i] https://earthsgreatestenemy.com/
[ii] https://www.youtube.com/@EmpireFiles


