Ülke ekonomisinin 3 yıllık hedef ve politikalarının yer aldığı Orta Vadeli Program’ın (OVP) onaylanmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında 08 Eylül Pazartesi günü yayımlandı. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığınca hazırlanan ve 2026-2028 dönemini kapsayan OVP ile temel ekonomik büyüme ve hedefler belirlendi. 2025 ve 2026 enflasyon hedefleri yükseltildi. Önceki OVP’de yüzde 17.52 olarak belirlenen 2025 enflasyonu da yüzde 28.5’e yükseltildi. 2026 için ise önceden yüzde 9.7 olan hedef, yüzde 16’ya yükseltildi. 2025 yılı enflasyon hedefinde böylece yüzde 62.7, 2026 yılı hedefi yüzde 64.9 sapma gerçekleşti. 2027 için belirlenen enflasyon yüzde 9, 2028 için belirlenen enflasyon hedefi de yüzde 8 oldu.
Her yıl güncellenen ve yılsonu gerçekleşmeleriyle değerlendirilmeye tutulan program, bir kez daha ekonomik hedeflerinden şaştı. Sermayenin durumdan memnun olmadığı için iktidar; işçi sınıfına baskıyı arttıracağı, ücreti daha da baskılayacak stratejiler oluşturduğu, yüksek ve dolaylı vergileri yükselteceği, kıdem ve tazminat hak kayıplarının çerçevesini çizdiği, esnek çalışma adı altında belirsiz ve güvencesiz bir istihdam projesini hayata geçirmeye çalıştığı yeni bir programa imza atmış.
Programın hedeflerini yorumlayan Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, enflasyonla mücadele sürecinin devam edeceğini savunarak “Programda ülkemizin üretim, yatırım ve istihdamını arttırmaya yönelik düzenlemelere yer verilmesini olumlu karşılıyoruz” değerlendirmesinde bulunmuş. Peki, bizim için program neler vaat ediyor? Kemer Sıkma elbette bizim için devam edecek. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemine katılım zorunlu olacak, ortalama ücret üzerinden kesinti yapılacak. İşsizlik fonunun kaynağı finansman için patronlara aktarılacak. Kısmi zamanlı, proje bazlı çalışmaların kapısı açılacak ve o kapıdan güvencesiz çalışma girecek. Bir yanda tam gün çalışanların çalışma süresi arttırılırken, diğer yanda esnek çalışma adı altında kadınlar, gençler, göçmenler yarım gün yarım zaman çalışma dayatması ile karşı karşıya kalacak. Çocukların MESEM kapsamında istihdama dahil edilmesinin yolu da sonuna kadar açılacak.
Yüksek faiz politikasının merkeze oturduğu 3 yılda daha çok yoksullaştık, patronlar ise daha çok zenginleştiler. Konut kiraları üç yılda yüzde 618 oranında artarken, temel gıda maddelerinden ekmeğin fiyatı yüzde 165 yükseldi. İki yılda tanımlı işsizlik 4 milyona yakın artış gösterdi. Asgari ücretin reel olarak düşmesi, sosyal güvencelerden kesintiler, derinleşen yoksulluk bugüne kadar açıklanan planın sonucu. Patronlar ve iktidar elini daha da yükselterek üzerimizdeki baskıyı çoğaltıyorlar. Ve gündem, düzen siyaseti ile işgal edilmişken yeni programı açıklıyorlar. Baskıyı savuşturmak için gerekli iradeye ve hatta öfkeye sahibiz, Birlik ve Dayanışma’ya daha çok ihtiyacımız var.


