Ana SayfaBirlik ve Dayanışma GazetesiSermayenin ‘Orta Vadeli Program’ı

Sermayenin ‘Orta Vadeli Program’ı

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 1. sayısında yayımlanmıştır.

Cumhurbaşkanı kararıyla 2026–2028 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) Resmî Gazete’de yayımlandı. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından hazırlanan program, kâğıt üzerinde “ekonomik istikrar” ve “büyüme” hedeflerini öne çıkarsa da gerçekte sermaye sınıfının ihtiyaçlarına göre şekillendirilmiş yeni bir kemer sıkma planı niteliği taşıyor.

Hedefler ve Sapmalar

OVP’nin en dikkat çeken yönü, enflasyon tahminlerindeki dramatik değişiklikler. Önceki programda 2025 için yüzde 17,52 olarak açıklanan enflasyon hedefi, bu kez yüzde 28,5’e yükseltildi. 2026 hedefi de yüzde 9,7’den yüzde 16’ya çıkarıldı. Yani yalnızca iki yıl içinde resmi hedeflerde yüzde 60’ın üzerinde sapma kabul edilmiş oldu. 2027 için yüzde 9, 2028 için yüzde 8 öngörülüyor, fakat geçmiş deneyimler bu rakamların gerçekçi olmaktan çok, beklenti olduğunu gösteriyor.

Üç yıllık dönemler şeklinde yayınlanan Orta Vadeli Programın özü, patronlara güvence vermek, uluslararası finans çevrelerine mesaj göndermek ve emekçilerden daha fazla fedakârlık talep etmekten ibaret.

Emekçiler İçin Ne Anlama Geliyor?

Programın işçi sınıfına sunduğu tek “vaat” yeni kesintiler ve hak gasplarından oluşuyor. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’ne zorunlu katılım getirilecek, ücretlerden yeni kesintiler yapılacak. İşsizlik fonunun kaynakları, işçilerin güvencesi için değil, patronların finansman ihtiyacı için kullanılacak.

Esnek çalışma adı altında güvencesizlik yaygınlaştırılacak. Kısmi zamanlı, proje bazlı, geçici istihdam biçimleri teşvik edilirken, kadınlar, gençler ve göçmenler düşük ücretli, sosyal güvenceden yoksun işlere mahkûm edilecek. Aynı zamanda MESEM kapsamı genişletilerek çocuk işçiliği yaygınlaştıracak. Bir yandan tam zamanlı çalışanların iş yükü artarken, öte yandan “yarı zamanlı” istihdam adı altında ücretler daha da parçalanacak.

Üç Yılın Bilançosu

Son üç yılın sonuçları, bu programın neler getireceğinin açık göstergesidir. Yüksek faiz politikalarıyla patronlar daha da zenginleşti, emekçiler ise hızla yoksullaştı. Konut kiraları üç yılda yüzde 618 arttı. Ekmek fiyatı yüzde 165 yükseldi. Tanımlı işsizlik 4 milyona yaklaştı. Asgari ücretin reel alım gücü düştü, sosyal güvenlik harcamaları kısıldı.

OVP’nin getirdiği yeni düzenlemeler bu tablonun ağırlaşacağını işaret ediyor. Ücretler daha da düşecek, emekçilerin cebine giren her kuruş yeni vergi ve kesintilerle geri alınacak.

Patronlar programdan memnuniyetlerini gizlemiyor. Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran’ın “yatırım ve istihdam için olumlu” sözleri, gerçekte patronlara açılan kaynak transferinin üstü kapalı bir ifadesi.

OVP, bir kez daha sınıf gerçekliğini gözler önüne seriyor: İktidar ve patronlar, kârlarını büyütmeye odaklanıyor. Emekçilerden talep edilen fedakârlık, sermaye sınıfına yeni ayrıcalıklar olarak geri dönüyor.

Bu gidişata karşı tek gerçekçi yol, işçi sınıfının örgütlü tepkisini büyütmekten geçiyor. Yoksullaşmaya, hak gasplarına ve güvencesizliğe karşı dağınık öfke yetmez; birlikte mücadeleye ve dayanışmaya ihtiyaç var.

Bunun için Birlik ve Dayanışma Hareketi’ni büyütmenin tam zamanı.

Son Eklenenler

Affetmeyecek, Unutmayacak, Helalleşmeyeceğiz!

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 8. sayısında yayımlanmıştır.Affetmeyecek, Unutmayacak, Helalleşmeyeceğiz!Türkiye saatiyle 04.17’de başlayan...

MESEM Gerçeği ve Çocuk İşçilik

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 7. sayısında yayımlanmıştır. 2026 yılına girdiğimiz şu günlerde, Türkiye’de...

Bir Evsiz ve Bir Ölüm

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 7. sayısında yayımlanmıştır. “Kağıthane’de gece saatlerinde yaşanan olayda, soğuktan...

Emperyalizme ve NATO’ya Karşı Mücadeleyi Yükseltelim!

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 7. sayısında yayımlanmıştır. Emperyalizme karşı mücadele, konu Türkiye olunca...