Kapitalizmin sağlık, eğitim gibi temel kamu hizmetlerini bile piyasalaştırdığı bir düzlemde hukuk alemine de piyasacılık bulaştırması kaçınılmaz olmakla beraber müdahale edilmesi gereken bir krizdir. Bugün geldiğimiz noktada avukatlar geçinme telaşıyla esnaflaşmak zorunda bırakılmış ve “müşteri-müvekkil” avlamaya çalıştıkları bir hukuk piyasasına doğru sürüklenmiş durumdalar. Bütün bu piyasacılık oyununun içinde genç avukatlar, hukuk fakültesi mezunu olur olmaz kendilerini avukat piyasasının içinde buluyorlar. Sudan çıkmış balığa dönen genç meslektaşlar fakültelerde öğretilmeyen serbest piyasa koşullarında ya halihazırda işletilen bir hukuk dükkanına kendilerini atmak zorunda kalıyorlar ya da kendi ticarethanelerini kurup can pazarında hayatta kalmaya çalışıyorlar.
Tayyip Erdoğan’ın 2008 yılında duyurusunu yaptığı “Her ile bir üniversite” kampanyasıyla beraber ÖSYM Tercih Kılavuzu’ndan derlenen rakamlara göre 2025 yılına gelindiğinde Türkiye 84 hukuk fakültesine sahip ve bu fakülteler yılda ortalama 13.000 hukuk mezunu genci hukuk piyasası için üretiyor. 1 Fakülte ve doğalında öğrenci sayısının çokluğu, nitelikli hukuk akademisyeni eksikliği ile bir araya gelince temel hukuk nosyonuna dahi sahip olma fırsatını yakalayamayan diplomalı genç hukukçular, mezun olur olmaz içine atıldıkları hukuk piyasası fanusunda nefes almak için çırpınıp duruyorlar.
Zorunlu 1 yıllık stajyerlik döneminde bu genç mezunlar; stajyer avukatları ucuz işgücü olarak gören kıdemli avukatlar tarafından, haftanın 6 günü, günün 10-12 saati asgari ücrete dahi yaklaşmayan ücretlerle, sigortasız, güvencesiz çalışmak zorunda bırakılıyorlar. Avukatların mesleki standartlarını korumakla görevli baroların bu konuda stajyer avukatlara tek yardımı, avukat olunca geri ödenmek üzere, kredi açmak oluyor.
Zorunlu staj dönemini kazasız belasız atlatan genç avukat için yolun devamında iki seçenek bulunuyor: piyasada yerini sağlamlaştırmış büyük ticari işletmeler gibi işletilen hukuk dükkanlarında işçi avukat olarak emeğini satmak, yeni bir ticarethane kurup boğulmamaya çalışmak. İlk seçenekte esnafcılık oynayan patron avukata zamanını, emeğini satarak hayatta kalmaya çalışan işçi avukat; uzun süreli çalışma temposuna uyum sağlamalı ve sosyal hayatını rafa kaldırmalı, ağır mobbinglere, sürekli izlenmeye, işyerinde kontrol edilmeye alışmalı ve patrona boyun eğmeli, işsiz kalan meslektaşlarını düşünüp düşük ücretlere şükretmeli ve işine sıkı sıkıya tutunmalı, sabaha uyandığında hala bir iş sahibi olup olmadığını dahi bilemediği gecelere uyumalı ve güvencesiz çalışma şartlarına sesini çıkarmamalıdır. İkinci seçenekte ise kendi ticarethanesini kuran bağımsız çalışan avukat; çalışma alanı için bir büro kiralamalı, gelir elde edebilmek için müvekkil piyasasında henüz kalantor avukatların ağına takılmamış müşteri avına çıkmalı, ezkaza bir müşteri bulursa elde ettiği gelirin %20’sini gelir vergisi olarak tekrar devlete iade etmeli, kalan kazancıyla önce bürosunun sonra evinin kirasını ve faturalarını ödeyebilmeli, beslenme gibi temel ihtiyaçlarını karşılayabilmeli ve bu döngüyle ay sonuna ulaşabilmelidir.
Emekçi avukatların geçmişte örgütlenerek, bir araya gelerek kazanımlar elde edebildiği hatırlanmalı, bu kazanımların örgütsüzlük sebebiyle korunamadığı gözlerden kaçmamalıdır. Bu kazanımlardan biri; 2015 yılında işçi avukatların çalışma esaslarını düzenleyen ve işçi avukatlar açısından ciddi kazanımlar içeren yönetmeliğin genç avukatların örgütlülüğü ve baskısıyla TBB’ye çıkarttırılmasıdır. 2 Ne yazık ki işçi avukatların örgütlülüğün korunamaması ve patron avukatların daha örgütlü baskısı neticesinde Danıştay 2018 yılında bu yönetmeliği iptal etmiştir.3
Yurttaşların hakkını savunmak ve korumakla görevli avukatların kendi hakları için mücadele etmemeleri ancak abesle iştigaldir. Böylesine ahlaksız bir piyasanın içine sürüklenen emekçi avukatlar; insan onuruna yakışır, meslek onuruna layık bir çalışma düzeni yaratmak ve patron avukatlar tarafından sömürülmemek, hukukun piyasalaşmasının önüne geçmek için bir araya gelmeli, örgütlenmeli ve bu düzeni değiştirmelidir.
1 https://www.hurriyet.com.tr/gundem/erdogan-her-ile-bir-universite-9883918
2 https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2015/12/20151226-6.html
3 https://d.barobirlik.org.tr/2018/20180905114848204.pdf


