Çorum Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisinde görevli hostesler, acil müşahede salonlarında yatan hasta ve yakınlarına cuma namazı sonrası dualattırdıklarını iddia ettikleri kekleri dağıttı.
Gericilik bir dinamik olarak yargı, eğitim ve sağlıkta etkili olmak için hiçbir fırsatı kaçırmıyor ve gericiliği topluma enjekte ediyor. Daha önce Ruh ve Sinir Hastalıklarında “İmam Terapisi “ tedavi olarak gündeme gelmişti. Kürtaj hakkına saldırı, hastanelerde Kuran Kursu, helal kan, helal ilaç tartışmaları son yıllarda gündeme giren sağlıkta gericilik başlıkları. Kadın hastasına bakmayı reddeden doktor ise hala görevinde. Daha önce iftar için ameliyatı bırakan doktor da olmuştu.
Sağlık zaten piyasanın kıskacında. Özel hastaneler dev binalarda nitelikli hizmeti piyasanın belirlediği fahiş fiyatlar ile vermeye devam ederken yine “dev şehir” hastanelerinde şipşak bir muayene ile sağlığınızı kontrol etmeye çalışıyorsunuz. O kalabalık randevu sırasının başka şekilde erimesine de ihtimal yok zaten. Performans sisteminin kıskacına aldığı doktorların yaşadığı çaresizlik, yanlış politikalar ile üniversite hastanelerinin iflasa sürüklenmesi, akademik ve bilimsel çalışmalara ayrılan cüzi rakamlar sorunlardan birkaç tanesi. Sağlık kuruluşlarında yaşadığı sorunları en yakınında olan sağlık personelinden çıkarmaya çalışanlar bir noktadan sonra gericiliğin ideolojik saldırısına direnemiyor.
Bilimin sağlık alanında gösterdiği ilerlemeleri tartışmaya gerek yok. Ancak bilimin hakim olması gereken bir yere gericiliğin sızma girişimleri siyasal iktidarın ideolojik savaşından başka bir şey değil. Her şekilde bu savaşı sürdürmeli ve gericiliğe karşı her alanda olduğu gibi sağlıkta da karşı koymalı aynı zamanda toplumcu sağlığın ne olduğunu sağlık hizmetlerinin temel hak olduğunu anlatmalıyız.


