16 yaş. Eğitimin 10.yılında henüz eğitimin ve geleceğin şekilleneceği bir yaş. Okulda sosyalleşeceği, ergenliğin bir aşamasını arkadaşları ile beraber yaşayacağı bir yaş. Gençliğe koşar adım giderken, çocukluğun paçasından tuttuğu bir yaş.
2 gün önce 16 yaşında çalıştığı tuğla fabrikasında ısınmak için kullanılan tenekeye tiner attı ve yandı. Köyünden yüz kilometrelerce uzağa götürülen bir çocuk. Aç kalmamak için çalışmak zorunda seçim şansı yok. Ucuz emek, güvence yok. Bir tuğla fabrikası ve o fabrika her türlü şartta 24 saat çalışıyor. Ve o gece vardiyasında ısınmak için kullandıkları tenekeye tiner döküyor ve yanıyor.
TÜİK 2024 verilerine göre “15-17 yaş arası çocukların işgücüne katılım oran %24,9’dur. 2012’de bu oran %16,4, 2022’de ise %18,7 olup çocuk emeğinin sömürülmesinde artış mevcuttur.”1
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin Haziran 2025 verilerine göre de “2023 Eylül-2024 Ağustos arasındaki 1 yılda 5’i mülteci/göçmen olmak üzere 66 çocuk iş kazasında yaşamını yitirmiştir. Son 12.5 yılda en az 770 çocuk çalışırken hayatını kaybetmiştir.”2
4 gün önce 16 yaşında okuldaki mendil kapmaca oyununda kavganın dışarı taşması sonucu bıçakla yaralandı. Bilimden uzak, dinsel eğitimin yaygınlaştığı, tüm yaşam koşullarının sıkıştırdığı, zorbalık ile yaşama tutunacağını düşünen bir çocuk bir oyun yüzünden arkadaşını beş yerinden bıçaklıyor.
İstanbul Tabip Odası’nın Raporuna göre “Sadece akademik başarının öncelendiği eğitim sistemiyle çocukların gelişimi ketlenmektedir. Kaosa dönüştürülen sınav sistemleriyle, işsizlik ve düşük ücret kırbacının hissettirilmesiyle çocuklar ilkokuldan itibaren yaratıcılık ve gelişimi değil ezberi ve sınav performansını önceleyen bir eğitim sisteminde stres altında eğitim görmektedir. Çocuklara okul dışı gelişim imkanları sağlanmamaktadır. Bir yandan işçi emekçi çocukları fiziksel koşulları yetersizleştirilen, eğitimi niteliksizleştirilen devlet okullarına mahkûm edilirken diğer yandan eğitimde özelleşme ile paralı eğitim yaygınlaşmaktadır.”3
7 gün önce 16 yaşında karın ağrısı ile hastaneye gitti, ölü doğum yaptı. Ölü doğumdan sonra emniyet güçlerinin anında buldukları biri sayesinde hamile kalan bir çocuk. Bilinen, göz kapatılan ve belki normalleştirilen bir durum.
Adalet Bakanlığı verilerine göre “Türkiye’de 2023’te çocukların, en az 1 çocuğun cinsel istismar mağduru olduğu 66.000’den fazla dosya açılmıştır. 2015’ten 2023’e bu sayının ikiye katlamış olduğu görülmektedir. 2022 yılında, 2021 yılına göre %20,5 oranında artarak 601 bin 754 olmuştur. Bu olaylarda çocukların %43,1’i (259 bin 106 çocuk) mağdur olarak, %34,4’ü (206 bin 853 çocuk) suça sürüklenme sebebiyle (kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla) %22,5’i (135 bin 795) bilgisine başvurma vb. diğer nedenlerden dolayı güvenlik birimlerine gelmiş veya getirilmiştir. 2023 yılında ise 178 bin 834 çocuk suça sürüklenme iddiasıyla güvenlik birimlerine getirilmiştir.”
7 gün önce 16 yaşında motosikletle bir kasaba ateş açtı. Geleceği silahta, geleceği yasa dışı parada bulan, çevresinde çetede olmadığı zaman garipsenecek bir çocuk, bir anlaşmazlığın sonucu olarak kendinden bir yaş küçük biri ile tetikçi oluyor.
TÜİK verilerine göre “ Güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısı 2022 yılında, 2021 yılına göre %20,5 oranında artarak 601 bin 754 olmuştur. Bu olaylarda çocukların %43,1’i (259 bin 106 çocuk) mağdur olarak, %34,4’ü (206 bin 853 çocuk) suça sürüklenme sebebiyle (kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla) %22,5’i (135 bin 795) bilgisine başvurma vb. diğer nedenlerden dolayı güvenlik birimlerine gelmiş veya getirilmiştir. 2023 yılında ise 178 bin 834 çocuk suça sürüklenme iddiasıyla güvenlik birimlerine getirilmiştir.”
Raporlar rakamları veriyor, haberler ise sonucu gösteriyor. Bu rakamları oluşturan ise kapitalizm. Çocuklarımıza bakamıyoruz, sağlıktan yoksun bırakıyoruz, sağlığı özelleştirdik; beslenme eksik beslenme yanlış. Ucuz olduğu için piyasanın endüstriyel ürünlerine mahkum çocuklar. Bununla doydukları zaman şanslılar. Bütçede oranı sürekli azalan eğitim ile nitelikten çoktan vazgeçildi. Düşük öğretmen maaşları, yüksek yıllık ücretler ile her yerde açılan özel okullara teslim olundu. Kız çocukları çalışamıyorsa evlenmek zorunda. Okula gitme zorunluğu yok, evde bir yük haline geliyorlar. Aile çeşitli gelenekler ile maddi olarak başka bir yükü daha azaltıyor. Okuyamıyorsan çalışmak zorunda değilsin artık, aç kalmamak için çalışmak zorundasın. Gerekirse mevsimlik işçi olarak gerekirse güvencesiz, kaçak ağır çalışma koşullarında. Bu koşulları bilincinde yerleştiremiyorsan daha kolayı arıyorsun ve suç dünyası uzakta değil.
Kapitalizm her şeyin suçlusu mu? Evet, suçlusu. Yoksulluk onun eseri, açlık onun eseri. Eğitim alan çocuk sayısı azalıyor, çocuk işçilik, istismara uğrayan, suça sürüklenen çocuk sayısı artıyor. Bu rakamlar hangi düzenin sonucu ?
Çözüm, evet bu düzeni değiştirmekte. Bu slogana sarılıp içini boşaltabilirsiniz veya bu slogana sarılıp örgütlenip mücadele edersiniz. Bu düzen ürettiği krizleri çözemiyor ve çözemeyecek, onun için değiştirmek kolay ama bu düzen çözemediği krizleri çok iyi saklıyor ve saklayacak da, onu açığa çıkarmak da o derece zor. Zor olanı başarmak da bizim, biz devrimcilerin görevi.
- https://ankahaber.net/haber/detay/tuik_verilerine_gore__gecen_yil_1517_yas_grubundaki_cocuklarin_isgucune_katilma_orani_yuzde_249_233187 ↩︎
- https://www.isigmeclisi.org/21305-cocuk-isciligi-ile-mucadeleye-son-on-iki-bucuk-yilda-en-az-770-cocuk ↩︎
- https://istabip.org.tr/8637-istanbul-tabip-odasi-cocuk-haklari-komisyonu-ndan-cocuk-yoksullugu-ve-yoksunlugu-raporu.html ↩︎


