Ana SayfaMercekGünlerin Getirdiği: 19 Mart’ın Ardından

Günlerin Getirdiği: 19 Mart’ın Ardından

Günlerin Getirdiği: 19 Mart’ın Ardından

Hasan Çelebi

19 Mart’ta başlayan eylemlerin üzerinden bir yıl geçti. Öğrenci gençlik başta olmak üzere halkın pek çok kesiminin katıldığı bu eylemler, İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin polis barikatını yıkmasıyla başladı. Öğrenci gençliği o barikatı yıkmaya götüren neydi?

AKP, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasını iptal etti, daha sonra farklı iddialarla tutuklandı. Bunun arkasından takip eden süreçte ise AKP, hem düzen içi hem düzen dışı muhalefete saldırmaya devam etti. Muhalefeti baskılamak için her türlü hukuksuzluğa başvurdu. Seçimlerin, seçme ve seçilme hakkının bile saldırıya uğradığı ve yok sayıldığı ülkemizde adalet, özgürlük ve eşitlik talebi gençliği harekete geçirdi. 

Öğrenci gençliği barikatı yıkmaya götüren şey bunların çok daha ötesinde… 23 yıllık AKP iktidarı, toplumun temel hak ve özgürlüklerine saldırdı; cumhuriyetin ilerici değerlerini tasfiye etti. Ekonomik kriz derinleştikçe yoksulluk ve geçim kaygısı ülkemiz kadınlarının, emekçilerinin, gençlerinin en temel sorunu haline geldi. Yoksulluk, işsizlik, geleceksizlik, eğitimde gericileşme, eğitimin bilimden uzak çerçevede uygulanması, MESEM’lerde çocuk işçi ölümleri, iş cinayetleri… 

Üniversitelerde KHK’larla aydınları üniversitelerden ihraç etti. 2015’te cihatçı ve faşist çetelerle gençliğe saldırmaktan geri durmadı. Hepsinde gençlik yanıtını verdi: “Bu kampüsler, bu memleket bizim. Yobaza, faşiste bırakmayız!”

Akademi üretemez hâle geldi. Kişiye özel açılan kadrolar, AKP eski milletvekillerinin emekliliklerini geçirdikleri kurumlar hâline getirilmesi, düşünce üreten aydınların ihraç edilmesi, öğrencilerin en temel demokratik hak arayışında gözaltı ve tutuklama ile karşılaşması vb… Kayyum rektörlere verilen talimatların bir bir uygulandığı, üniversite camii projelerinin hayata geçirilmeye çalışıldığı, okullarımızın fiziki yapısından seminer, panel ve etkinliklerin içeriğine kadar her anlamda tepeden aşağı gericileşmesi, piyasacılaşması… Tüm bu başlıklar gençliğin hayır yanıtıyla karşılaştı. 

19 Mart süreci tam olarak bu yaşananların bir çıktısı olarak değerlendirilmeli. Yalnızca bir diploma iptali değil, ülkemiz gençliğinin de gündemlerinin en başında yer alan memleketimizin sorunları bu açıdan belirleyici oldu. Kendisine boyun eğmeyen, 23 yıllık iktidara ve toplumsal dönüşüm çabalarına rağmen tam karşısında olmaya devam eden kadınların, gençliğin, emekçilerin yürüyüşüne tahammülü olmayan AKP iktidarı, barikatları, gözaltı ve tutuklamalarıyla karşımıza çıktı. “Okumuş insan emekçi halkına karşı sorumludur” bilinciyle hareket eden bizler; AKP düzenini reddediyoruz demekten bir adım geri durmayacağız. 

19 Mart’ın Ardından…

Mart eylemlilikleri birinci yılını doldurduğu bugün de, sokaklarda meydanlarda hâlâ direnişin, mücadelenin ve yan yana gelmenin ruhunu görebiliyoruz. Bugün eylemliliklerin sürmüyor olması, iktidar ve onun tüm aygıtlarına ve işbirlikçilerine karşı itirazın ve mücadelenin buhar olup gittiği anlamını taşımıyor. Gençliğin bu direnişi, emekçi halka güçlü olduğumuzu, burada olduğumuzu, bir araya geldiğimizde neler yapabileceğimizi hatırlatmış oldu. Hatırlatmak diyoruz çünkü 2013 yılında başlayan ve AKP’nin hâlâ travmasını yaşadığı Gezi Direnişi, milyonlarca insanımızın bu çürümüş düzene karşı birlik olduğunun ve iktidarın sopasından korkmadığının en güzel kanıtıydı. Gezi sonrası çıkışsızlık, Gezi direnişinde yükselen ivmenin kendini güçlü, politik ve devrimci bir hatta kanalize edememesi, halkımızın kimi kesimleri için umutsuzluk göstergesi olmuş olabilir. Bugün 19 Mart eylemlerinin yıl dönümünde içimiz rahat bir şekilde diyebiliriz ki: Gençlik hiç aldanmadı, AKP’ye karşı mücadelenin en ön saflarında yer aldı. Gezi sonrası 2015-2024 yılları arası da gençliğin tekil eylemleri ve mücadeleleri ile geçti. İstanbul Üniversitesi yemekhane eylemleri, Boğaziçi Üniversitesi kayyum rektör direnişinde okullarımızı bir avuç patron ve gericiye bırakmayacağımızı, gençliğin ayakta olduğunu yine göstermiştik. Kısaca ülkemizin yakın tarihi, her zaman gençliğin mücadele ettiği momentlere tanıklık etmişti. Her mücadele dönemi sonrasında okullarımızda AKP tarafından baskı yoğunlaştırıldı; çeteleri ve polisiyle kampüslerimize saldırı arttı. Gençlik sinmedi. 

19 Mart sonrası Ege Üniversitesi’ne polisle girip öğrenci topluluklarının stantlarına saldırdı. Faşist çetelere kurdurduğu ODTÜ Türkoloji Topluluğu, Boğaziçi Türkoloji Topluluğu, Ege Türk Dünyası Akademik Araştırmalar Topluluğu, Dokuz Eylül Genç Zihinler Topluluğu eliyle gençliğe saldırdı. Gençlik, örgütlü mücadelesiyle bu saldırıları def etti. Ege Üniversitesi’nin ardından Ankara’daki yemekhane eylemlerine palalarla saldırdı. Bunu da Ege’de palalı saldırı takip etti. Ülkemiz gençliği, tüm bu dayatmalara karşı okuluna sahip çıkmaya devam edecek. 

Memleketimiz; gerici saldırıların, tarikatların- cemaatlerin, faşist çetelerin, emperyalist planların, AKP’nin insafına bırakılamaz. Migros, Polyak, Temel Conta direnişlerinden daha birçok direnişe kadar; gençlik emekçilerin, kadınların yanında saf tutacak; bugünün öğrencisi- yarının emekçisi olduğunun bilinciyle, memlekete olan sorumluluğunu yerine getirecek. Eylemliliklerin birinci yılından sesleniyoruz: Bu memleket, bu topraklar, okullarımız, kampüslerimiz bizim! Aydınlık bir ülkeyi, özgür bir geleceği, eşit bir düzeni kurana dek memleketimizi terk etmiyoruz. Kazanılacak yarınlarımız ve umudumuzla, 19 Mart eylemlerine katılan, bizimle kol kola yürüyen tüm gençliği selamlıyor, yarın daha güçlü olmak için mücadeleye çağırıyoruz!

 

Son Eklenenler

Kabataş’tan İran’a Yalanlara Devam İsmet Berkan

Kabataş yalanını hatırlıyor musunuz? İddiaya göre, 2013 Gezi Parkı eylemleri sırasında İstanbul Kabataş’ta türbanlı...

Birlik ve Dayanışma’ya!

Birlik ve Dayanışma'ya! Geçtiğimiz yıl 19 Mart tarihinde ayağa kalkan halkımızı, direnişin yıl dönümünde birlik...

Her Şey Emeğin Olacak!

Her Şey Emeğin Olacak! Emeğiyle, alın teriyle, onuruyla yaşayan, yaşamak için direnen işçiler, kadınlar, gençler olarak Mart...

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde İstanbul ve İzmir’de buluştuk.

Yaşasın 8 Mart! 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde İstanbul ve İzmir'de buluştuk. Aydınlık yarınlarımızın, insanca,...