Ana SayfaMercekF Tipinden Kuyu Tipi Hapishaneye

F Tipinden Kuyu Tipi Hapishaneye

Türkiye’deki siyasi iktidarlar uygulamaya koyacakları (yeni) ekonomik ve siyasal politikalarına daima toplumsal ve devrimci muhalefetin sindirerek başlamıştır. Türkiye siyasi mücadele tarihinde, 1996-2000 yılları arasında “F tipi hapishanelere” karşı yapılan kitlesel açlık grevleri ve ölüm oruçları hafızamızda hâlâ yerini koruyorken, bugün “Kuyu tipi hapishanelere” karşı sürdürülen açlık grevleri ve ölüm oruçları ise önümüzde duruyor.

2000 yılında gerçekleştirilen “Hayata Dönüş” adı verilen operasyonda 32 tutuklu katledildi. 2000 yılında F tipi hücrelere karşı devrimci tutukluların başlattığı açlık grevi eylemlerinde ise 107 tutuklu hayatını kaybetti, yüzlerce tutuklu sakat kaldı. Dönemin DSP’li Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk ise “F Tipleri villa gibi, siz bir de ABD’deki cezaevlerini görün” demişti.

F tipi cezaevlerindeki tek kişilik hücrelerin değil villa, derme çatma bir ev bile olmadığını ve F tiplerinden sonra İMF programının uygulandığını biliyoruz. F Tipi ve Kuyu Tipi cezaevlerinde yaşananları anlamamız için en önemli kelime “izolasyon”dur.

Peki, neyden izolesiniz?

Tutuklunun çevresinde herhangi bir uyarıcının olmayışı, aslında her şeyin tek düze, sade oluşu ve herhangi bir biçimde sosyalleşeceği, iletişim kuracağı bir canlı olmaması. Havalandırmalarda görebileceğiniz yalnızca tel örgü ve yüksek duvarlarla kısıtlanmış bir parça gökyüzü…
Bugünün modern F Tipleri, Kuyu Tipi Hapishanelerdir.

Adalet Bakanlığının açılışını 2021 yılında duyurduğu hapishanelerin asıl adı S-Y-R tipi hapishanelerdir. Kuyu Tipi Hapishaneler ifadesi orada kalan ve ağır tecride maruz kalan tutuklularca konulmuştur.
Bu hapishanelerden S tipi 1 ve 3 kişilik hücrelerden oluşur ve 2 katlıdır. Her hücrenin kendi havalandırması bulunmaktadır.

Y tipi hapishaneler ise yine 1 ve 3 kişilik hücrelerden oluşur ve 3 katlıdır. Hücre pencereleri tel kafesle kaplıdır. Tutuklular o kadar ağır bir tecrittedir ki, F tiplerindeki gibi infaz koruma memurlarıyla dahi herhangi bir iletişim kuramazlar. Hücreler ve havalandırmalar kamera aracılığıyla 24 saat izlenmektedir. Hücrelerin kapıları elektroniktir ve memur butona bastığında merkezden yönlendirilen bir otomasyonla kapı açılır. Tutukluların sohbet hakkı yoktur. Havalandırma hakları ise günde yalnızca 1 saat uygulanmaktadır. Yani günün 23 saati ağır tecrit ve izolasyon koşullarında geçmektedir. Tutuklular bu durumu şöyle ifade etmişlerdir: “Hava yok, güneş yok, insan yok.”

Kuyu Tipi Hapishanelerin insanın fiziksel ve ruhsal sağlığına olumsuz etkilerine ve ağır tecrit, gözetim, izolasyon koşullarının insan hakkı ihlali olduğuna dair Barolar, Türk Tabipler Birliği ve Klinik Psikologlar çeşitli açıklamalar yaparak toplumu bilgilendirme çalışmaları yapmış ve bunu raporlarla kanıtlamıştır.

Kuyu Tipi Hapishanelerde kalanlar ise şunları ifade etmektedir: “Toplumsal ve Siyasal Muhalefete yönelik uygulanacak her politika önce devrimci tutuklular üzerinde denenmektedir. O yüzden daima Kuyu Tiplerinin olağanlaşma ihtimali vardır. O yüzden istenildiği gibi muhalefet olunmazsa Kuyu Tiplerine gönderilme artacaktır.”

Son Eklenenler

Affetmeyecek, Unutmayacak, Helalleşmeyeceğiz!

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 8. sayısında yayımlanmıştır.Affetmeyecek, Unutmayacak, Helalleşmeyeceğiz!Türkiye saatiyle 04.17’de başlayan...

MESEM Gerçeği ve Çocuk İşçilik

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 7. sayısında yayımlanmıştır. 2026 yılına girdiğimiz şu günlerde, Türkiye’de...

Bir Evsiz ve Bir Ölüm

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 7. sayısında yayımlanmıştır. “Kağıthane’de gece saatlerinde yaşanan olayda, soğuktan...

Emperyalizme ve NATO’ya Karşı Mücadeleyi Yükseltelim!

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 7. sayısında yayımlanmıştır. Emperyalizme karşı mücadele, konu Türkiye olunca...