Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 7. sayısında yayımlanmıştır.
“Kağıthane’de gece saatlerinde yaşanan olayda, soğuktan korunmak için tamirhane önündeki otomobile giren evsiz bir kişi hayatını kaybeti. Araçta henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. İtfaiyenin müdahalesi sonrası otomobilde cansız beden bulundu. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.”
Soruşturma sanırım şöyle olacak: Tamirhanenin önünde o aracın ne işi vardı, o araca nasıl girildi vb. Bir insanın neden evsiz kaldığı, neden tamirhane önündeki bir araca girmek zorunda kaldığı soruşturulmayacak. Zaten evsizlik ve dışarıda bulabildiği yerlere sığınmak bu düzenin vaka-ı adiyesi, yani normali. Bu düzen derken bahsettiğimiz ise kapitalizm.
Geçen yıl kapitalizmin göbeğinde, yalnızca Avrupa’da 500’e yakın evsiz, sert kış şartlarında hayatını kaybetti. Zaten soğuklar değil midir eşitsizliği görünür kılan? Avrupa derken örneğin Fransa’da 300 bin kişi evsiz. Paris ve çevresinde 20 bin kişi sokaklarda yaşıyor. Yalnızca Paris değil Berlin, Milano gibi şehirlerde de evsizlik ciddi sorun. Ve çözüm evsizleri donmamaları için spor salonları gibi yerlerde bir süre barındırmak. Bizde de evsizlik var ve bizde de propagandası yapılan bir konu, evsizleri böyle yerlerde bir gece misafir etmek.
Geçtiğimiz Aralık ayının sonunda önümüze düşen şu haberde olduğu gibi:
“İstanbul Valisi Davut Gül aşırı soğuk hava nedeniyle kentteki evsiz vatandaşları uygun tesislerde misafir ettiklerini bildirdi. Vali Gül, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, “Kıymetli İstanbullu hemşehrilerimiz lütfen dikkat. Şu anda İstanbul’da hava sıcaklığı 4 dereceye düştü. Hafta sonu daha da düşmesi bekleniyor. İstanbul Valiliği olarak bimekan insanlarımızı yılın 365 günü sokakta bırakmıyor, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın destekleriyle uygun tesislerde misafir ediyoruz.”
Uygunluk varsa “bimekan” insanlarımız misafir ediliyor, çünkü o çok bilinen alıntıda söylendiği gibi düzen “yardım edilmiş yoksullar istiyor”.
Evsizlerin donarak ölmesini engellemek yönetenler için bir başarı öyküsü olabilir; oysa evsizliğe, evsizliğe neden olan koşullara, evsizlikle birlikte açlığa, yoksulluğa karşı mücadele ise bizim derdimiz. Biz çünkü “ o yoksulluğu kaldırmak istiyoruz”.


