Ana SayfaBirlik ve Dayanışma GazetesiAzami Sefalete Karşı Birlik ve Dayanışma

Azami Sefalete Karşı Birlik ve Dayanışma

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 6. sayısında yayımlanmıştır.

Her yıl aynı tiyatro, aynı dekor, aynı oyuncular… Milyonlarca emekçinin gözü kulağı Asgari Ücret Tespit Komisyonu’ndan çıkacak rakamdayken, masadan çıkan sonuç yine yaşadığımız gerçekliğin çok çok uzağında kaldı. Ancak mesele sadece masadan çıkacak bir rakam ya da cüzdana girecek üç kuruşluk zam değil. Asgari ücret tartışmaları, bu ülkede emeğin nasıl değersizleştirildiğinin, yoksulluğun nasıl kurumsallaştırıldığının en çıplak örneğidir.

Bugün asgari ücreti konuşurken, sadece geçim derdini değil; daha önce defalarca altını çizdiğimiz topyekûn bir saldırı dalgasını konuşuyoruz.

Öncelikle şu gerçeği teslim etmeliyiz: Türkiye artık bir asgari ücretliler toplumu olmuştur. Avrupa’da çalışanların %5-10’u asgari ücret alırken, ülkemizde bu oran %50’leri aşmıştır. Eskiden en düşük ücret olan asgari ücret, bugün artık ortalama ücret haline getirilmiştir.

Daha da vahimi, sermaye sınıfının ve iktidarın yeni icadı olan hedeflenen enflasyon tuzağıdır. İşçiye diyorlar ki; “Sana geçmişteki (gerçekleşen) yüksek enflasyona göre değil, gelecekte (hedeflediğimiz) düşük enflasyona göre zam yapacağız.” Yani; işçi markete gittiğinde bugünün yakıcı fiyatlarıyla, kirasını öderken bugünün fahiş oranlarıyla karşılaşıyor; ama maaş zammını “hayali bir bahar havasına” göre alıyor.

2025 yılı boyunca ara zam yapılmayarak işçinin cebindeki paranın pula döndürüldüğünü unutmadık. Bugün açlık sınırının 30 bin TL’ye dayandığı bir ortamda, bu sınırın altında kabul edilen rakam, işçiye aç kal demektir.

Sendikalar Masanın Neresinde?

İşçi sınıfı tarihinin en ağır ekonomik krizlerinden birini yaşarken, sendikalar ne yapıyor? Çoğu, sarı sendikacılık pratiği içinde, işverenin ve iktidarın çizdiği sınırların dışına çıkmaya korkuyor. Hak mücadelesi, klimalı salonlarda yapılan basın açıklamalarına ve dostlar alışverişte görsün türünden eylemlere hapsedilmiş durumda.

Sınıfın öfkesini örgütlemek yerine, onu sönümlendiren bu uzlaşmacı sendikal anlayış bugün işçinin boynundaki zincirlerin bir halkası haline gelmiştir.

İşçi Sınıfı Ayağa Kalkmalı

Bu yoksulluk, 6 Şubat depremlerinde gördüğümüz o büyük yıkımın ardından gelen sahipsizlikle aynı kökten beslenmektedir. Depremde enkaz altında kalan da, bugün enflasyonun altında ezilen de, MESEM çarkları arasında hayatını kaybeden çocuklar da aynı sınıfın insanlarıdır. Sermaye, kâr oranlarını korumak için işçinin can güvenliğinden, çocuğun eğitim hakkından ve emeklinin huzurundan çalmaktadır.

Kurtarıcı beklemek, celladına âşık olmaktır. Tarih bize göstermiştir ki; hiçbir hak, egemenler tarafından tepsiyle sunulmamıştır. 8 saatlik iş günü de, hafta tatili de, kıdem tazminatı da direnerek kazanılmıştır.

Bugün ihtiyacımız olan şey bellidir. Düzenin siyasi partilerine, seçim sandıklarına ya da bizi oyalayan sahte kurtarıcılara bel bağlamak değil; işçinin, emekçinin, kadının ve gencin Birlik ve Dayanışma Hareketi’ni örmesidir. İhtiyacımız olan; sermayenin ve emperyalizmin dayattığı bu sömürü düzenine karşı, eşitlikçi ve özgürlükçü bir düzen talebini yükseltmektir.

Taleplerimiz nettir: Barınmadan gıdaya, ulaşımdan sağlığa kadar tüm temel ihtiyaçlarımızın piyasanın insafına bırakılmadan karşılandığı, eşit bir düzen istiyoruz.

Mahallemizde, fabrikamızda, ofisimizde yan yana gelmeli; şikâyet etmeyi bırakıp geleceğimizi kendi ellerimize almalıyız. Çünkü bizi bu karanlıktan çıkaracak olan tek şey, sınıfın örgütlü mücadelesidir.

Hem geçmişte hem de bugün mevcut işçi direnişleri, bize umudun nerede olduğunu göstermektedir. Bir atölyede, bir fabrikada, bir madende yakılan direniş ateşi, örgütlü bir güce dönüştüğünde neleri değiştirebileceğinin kanıtıdır.

Yoksulluğa, güvencesizliğe, çocuklarımızın geleceğinin çalınmasına ve sendikal ihanetlere karşı tek bir çıkış yolumuz var: Birlik ve Dayanışma…

Artık söz bitti, sıra eylemde. Yeter söz işçinin!

Son Eklenenler

Affetmeyecek, Unutmayacak, Helalleşmeyeceğiz!

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 8. sayısında yayımlanmıştır.Affetmeyecek, Unutmayacak, Helalleşmeyeceğiz!Türkiye saatiyle 04.17’de başlayan...

MESEM Gerçeği ve Çocuk İşçilik

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 7. sayısında yayımlanmıştır. 2026 yılına girdiğimiz şu günlerde, Türkiye’de...

Bir Evsiz ve Bir Ölüm

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 7. sayısında yayımlanmıştır. “Kağıthane’de gece saatlerinde yaşanan olayda, soğuktan...

Emperyalizme ve NATO’ya Karşı Mücadeleyi Yükseltelim!

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 7. sayısında yayımlanmıştır. Emperyalizme karşı mücadele, konu Türkiye olunca...