<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Erdoğan Şen, Author at Birlik Ve Dayanışma&#039;nın Sesi</title>
	<atom:link href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/author/erdogan-sen/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr</link>
	<description>Gücümüz Birliğimizden Gelir</description>
	<lastBuildDate>Mon, 13 Apr 2026 14:48:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>

<image>
	<url>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/wp-content/uploads/2025/10/cropped-BDS-Logo-For-Print-CMYK-32x32.png</url>
	<title>Erdoğan Şen, Author at Birlik Ve Dayanışma&#039;nın Sesi</title>
	<link>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">248468133</site>	<item>
		<title>Macaristan’da İktidar Değişimi: Orbán Sonrası Dönem Ne Vaat Ediyor?</title>
		<link>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/macaristanda-iktidar-degisimi-orban-sonrasi-donem-ne-vaat-ediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdoğan Şen]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:48:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mercek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/?p=5153</guid>

					<description><![CDATA[<p>Macaristan’da Viktor Orbán ve Fidesz’in (Macar Yurttaş Birliği Partisi) 16 yıllık iktidarı sona erdi. 12 Nisan’daki seçimlerde, 45 yaşındaki muhalefet lideri Péter Magyar’ın partisi Tisza (Saygı ve Özgürlük Partisi) ezici bir zafer kazandı. İlk sonuçlara göre 199 sandalyeli parlamentoda Tisza 138, Fidesz ise 55 sandalye elde etti. Bu sonuçla Péter Magyar, anayasayı değiştirebilecek “süper çoğunluğa” [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/macaristanda-iktidar-degisimi-orban-sonrasi-donem-ne-vaat-ediyor/">Macaristan’da İktidar Değişimi: Orbán Sonrası Dönem Ne Vaat Ediyor?</a> appeared first on <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr">Birlik Ve Dayanışma&#039;nın Sesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Macaristan’da Viktor Orbán ve Fidesz’in (Macar Yurttaş Birliği Partisi) 16 yıllık iktidarı sona erdi. 12 Nisan’daki seçimlerde, 45 yaşındaki muhalefet lideri Péter Magyar’ın partisi Tisza (Saygı ve Özgürlük Partisi) ezici bir zafer kazandı. İlk sonuçlara göre 199 sandalyeli parlamentoda Tisza 138, Fidesz ise 55 sandalye elde etti. Bu sonuçla Péter Magyar, anayasayı değiştirebilecek “süper çoğunluğa” ulaştı. Seçime katılım ise yüzde 78 ile rekor seviyede gerçekleşti.</p>



<p>Anayasa Mahkemesi’ni kendi partisine yakın isimlerle şekillendiren, devlet kademelerinde kadrolaşan, seçim haritalarını lehine düzenleyen, medyanın büyük bölümünü kontrol eden ve kamu kaynaklarını ihaleler yoluyla yakın çevresine aktaran Viktor Orbán, ciddi bir uluslararası desteğe de sahipti. ABD Başkanı Donald Trump seçim sürecinde açıkça Orbán’ı desteklediğini duyurmuş, hatta seçimden kısa süre önce Başkan Yardımcısı JD Vance’i Budapeşte’ye göndermişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da seçim öncesinde Orbán’a destek verdiklerini ifade etmişti.</p>



<div style="height:10px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<p><strong>Ezici Zaferin Ardındaki Nedenler: Ekonomi, Yolsuzluk ve Toplumsal Tepki</strong></p>



<p>Peki, Orbán tüm bu desteğe rağmen neden bu kadar ağır bir yenilgi aldı? Aslında sebepler oldukça tanıdık: Macaristan ekonomisinin kötüye gitmesi, durgunluk ve yüksek enflasyon halkın yaşamını ciddi biçimde olumsuz etkiledi. Kamu sağlık sisteminin içler acısı durumu da en çok şikâyet edilen konular arasındaydı. Buna ek olarak, halk geçinmekte zorlanırken Orbán ve yakın çevresinin yolsuzluklarla zenginleşmesi büyük tepki yarattı.</p>



<p>Orbán’ın gidip Magyar’ın gelmesi ne gibi sonuçlar doğurabilir? Péter Magyar, siyasete Viktor Orbán’ın partisi Fidesz içinde başladı. Hatta eski eşi Judit Varga, Orbán döneminde Adalet Bakanı olarak görev yaptı. Kısacası Magyar da Orbán gibi sağ çizgide yer alan benzer bir siyasetçi. Bununla birlikte aralarında önemli farklar var. En belirgin ayrım, dış politikada ortaya çıkıyor: Magyar’ın Avrupa Birliği ve Ukrayna ile daha yakın, Rusya ile ise daha mesafeli bir ilişki kurmak istemesi öne çıkıyor.</p>



<p>Orbán’ın 16 yılın ardından iktidarı kaybetmesi Türkiye’de de umut rüzgârları estirdi. Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Rüzgâr yön değiştiriyor; sandık korkudan daha güçlüdür” açıklamasında bulundu. Ancak Macaristan ile Türkiye’nin koşulları oldukça farklı. Belediyelere yönelik operasyonlar ve kayyum kararları, Türkiye’de adil seçimlere dair tartışmaları artırıyor. En güçlü adaylardan birinin tutuklu olması muhalefeti zor bir tabloyla karşı karşıya bırakıyor. Türkiye’de siyaseten ve ekonomik olarak adeta bir “Gordion düğümü” var; çözümü ise halkın örgütlü biçimde burjuva siyasetine müdahalesi olabilir.</p>



<p>Yazımızı Macar İşçilerin Partisi’nin (Munkáspárt) seçime dair açıklamasıyla bitirelim: “Macarlar kapitalizm ile sosyalizm arasında bir seçim yapmadı; iki farklı kapitalizm türü arasında seçim yaptı. Sistemi değiştirmediler, bir kapitalist grubu diğerinin yerine koydular.”</p>



<p></p>
<p>The post <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/macaristanda-iktidar-degisimi-orban-sonrasi-donem-ne-vaat-ediyor/">Macaristan’da İktidar Değişimi: Orbán Sonrası Dönem Ne Vaat Ediyor?</a> appeared first on <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr">Birlik Ve Dayanışma&#039;nın Sesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5153</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kabataş&#8217;tan İran&#8217;a Yalanlara Devam İsmet Berkan</title>
		<link>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/kabatastan-irana-yalanlara-devam-ismet-berkan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdoğan Şen]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 11:20:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mercek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/?p=5136</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kabataş yalanını hatırlıyor musunuz? İddiaya göre, 2013 Gezi Parkı eylemleri sırasında İstanbul Kabataş’ta türbanlı bir kadın, yanında bebeği varken bir grup eylemci tarafından saldırıya uğramıştı. Saldırganlar “belden yukarısı çıplak, ellerinde deri eldivenler, başlarında siyah bandanalar bulunan 70-100 kişilik grup” olarak tanımlanıyordu. Bu saldırıya ait güvenlik kamerası kayıtlarının olduğu öne sürüldü. O zamanların etkili gazetecilerinden İsmet [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/kabatastan-irana-yalanlara-devam-ismet-berkan/">Kabataş&#8217;tan İran&#8217;a Yalanlara Devam İsmet Berkan</a> appeared first on <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr">Birlik Ve Dayanışma&#039;nın Sesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kabataş yalanını hatırlıyor musunuz? İddiaya göre, 2013 Gezi Parkı eylemleri sırasında İstanbul Kabataş’ta türbanlı bir kadın, yanında bebeği varken bir grup eylemci tarafından saldırıya uğramıştı. Saldırganlar “belden yukarısı çıplak, ellerinde deri eldivenler, başlarında siyah bandanalar bulunan 70-100 kişilik grup” olarak tanımlanıyordu.</p>



<p>Bu saldırıya ait güvenlik kamerası kayıtlarının olduğu öne sürüldü. O zamanların etkili gazetecilerinden İsmet Berkan, görüntüleri izlediğini ve durumun vahim olduğunu belirtti. İktidar yanlısı gazeteciler ise “Diliniz Kaba, Vicdanınız Taş” başlığı altında Kabataş Olayının gerçekten yaşandığını savundu.</p>



<p>Sonuç olarak, haftalar, aylar ve yıllar geçti ama İsmet Berkan’ın izlediğini iddia ettiği o görüntüler kamuoyuyla paylaşılmadı. Gelen tepkiler üzerine Berkan, aslında görüntüyü izlemediğini itiraf etti ve özür diledi. Kabataş Yalanı, İsmet Berkan’ın alnında kara bir leke olarak kaldı.</p>



<div style="height:15px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<p><strong>İran Yalanları</strong></p>



<p>İsmet Berkan, geçen günkü “Hayal Dünyasında Yaşamayın, İran Bu Savaşın En Ağır Kaybedeni”<a href="#_edn1" id="_ednref1">[i]</a> başlıklı köşe yazısında, geçmişte yaşadıklarından ders almadığını ve yalanlar söylemeyi sürdürdüğünü gösteriyor.</p>



<p>Bir gazetecinin ne kadar alçalabileceğini, yazıdan alıntılar yaparak inceleyelim. İsmet Berkan şöyle diyor: <strong>“İran normal bir ülke olsa, savaşın daha ikinci veya üçüncü günü ‘Tamam, teslim oluyoruz’ der ve müzakere masasına otururdu.”</strong></p>



<p>Bu yaklaşım, Kurtuluş Savaşı dönemindeki gazeteci Ali Kemal’i anımsatıyor. Emperyalizme ve işgalcilere karşı direnişi beyhude gören bu tür bakış açılarıyla her dönemde karşılaşmak mümkün. Ama son tahlilde, işgalciler kaybediyor, direnenler kazanıyor ve bu tür sömürge gazetecileri tarihe onursuzluklarıyla yazılıyor.</p>



<p>İsmet Berkan yalan söylemekte sınır tanımıyor: <strong>“Bakın bugün somut durum şu: İran hava sahası yol geçen hanı. İsrail ve Amerika canlarının istediği her hedefi havadan vurabiliyor. Donanması yok, hava kuvvetleri yok. Füze ve dron atma kapasitesi her geçen gün biraz daha geriye gidiyor.” </strong>Bunu söyleyebilmek bilgisizlikten kaynaklanamaz; tam aksine emperyalist ABD ve Siyonist İsrail’in dalkavukluğunu yapma isteğinden doğuyor.</p>



<p>Savaşın 18. günündeyiz. İsmet Berkan’ın iddialarının aksine, İran’ın savaşı beklenenden daha dirençli bir şekilde yürüttüğü görülüyor. Hürmüz Boğazı’nı kapatması, İsrail’e yönelik saldırıları ve bölgedeki ABD kuklası ülkelerdeki Amerikan üslerine karşı eylemleri dikkat çekiyor. Bu gelişmeler karşısında ABD’nin NATO’dan destek arayışına girdiği ve nükleer seçeneklerin tartışıldığına dair iddialar da gündeme geliyor.</p>



<p>İsmet Berkan ne söylerse söylesin, tarih bize şunu da gösterir: İşgalciler her zaman kaybeder! Bu çerçevede yazıyı Che Guevara’nın şu sözüyle bitirebiliriz: “Savaşan kaybedebilir, savaşmayan çoktan kaybetmiştir.”</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<p><a href="#_ednref1" id="_edn1">[i]</a> https://10haber.net/yazarlar/ismet-berkan/ib-gundem/2026-03-16/</p>



<p></p>
<p>The post <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/kabatastan-irana-yalanlara-devam-ismet-berkan/">Kabataş&#8217;tan İran&#8217;a Yalanlara Devam İsmet Berkan</a> appeared first on <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr">Birlik Ve Dayanışma&#039;nın Sesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5136</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bir Düğünün Hatırlattıkları: Meclis Tiyatrosu</title>
		<link>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/meclis-tiyatrosu/</link>
					<comments>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/meclis-tiyatrosu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdoğan Şen]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2025 07:30:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mercek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/?p=4659</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seçim dönemlerinde parlamentarizmi eleştirirken Lenin’in ünlü “Parlamento burjuvazinin ahırıdır” sözünü kullanırız. Elbette, bu sözü bağlamından kopartarak kullanmak bir hata olur. Çünkü bu sözü dile getiren Lenin, koşulları değerlendirerek aynı parlamentoya Bolşevik milletvekilleri de göndermiştir. Somut durumun somut tahlilini yaparak karar vermek gerekir. Neyse, konumuz bu değil. Ben bir düğünden bahsetmek istiyorum. Öyle bir düğün ki, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/meclis-tiyatrosu/">Bir Düğünün Hatırlattıkları: Meclis Tiyatrosu</a> appeared first on <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr">Birlik Ve Dayanışma&#039;nın Sesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Seçim dönemlerinde parlamentarizmi eleştirirken Lenin’in ünlü “Parlamento burjuvazinin ahırıdır” sözünü kullanırız. Elbette, bu sözü bağlamından kopartarak kullanmak bir hata olur. Çünkü bu sözü dile getiren Lenin, koşulları değerlendirerek aynı parlamentoya Bolşevik milletvekilleri de göndermiştir. Somut durumun somut tahlilini yaparak karar vermek gerekir.</p>



<p>Neyse, konumuz bu değil. Ben bir düğünden bahsetmek istiyorum. Öyle bir düğün ki, insanın Lenin’den esinlenerek “Parlamento burjuvazinin tiyatro sahnesidir” demesi geliyor. Shakespeare de “Tüm dünya bir sahnedir” der ama bu düğün bize burjuva siyasetçilerinin ne kadar iyi oyuncular olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.</p>



<p>Eski devlet bakanı ve CHP milletvekili Mehmet Sevigen’in oğlunun düğünü halkın dikkatini çekti. Neden derseniz, hemen düğündeki nikâh şahitlerini sıralayalım: Kemal Kılıçdaroğlu, Binali Yıldırım, Süleyman Soylu ve Doğu Perinçek. Mükemmel bir kadro, değil mi?</p>



<p>Oysa geçmişe gidelim: Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin parti başkanıyken Deniz Baykal’a yakın olan Mehmet Sevigen’i partiden ihraç etmişti. Sevigen, Kılıçdaroğlu’nu “FETÖ ve PKK’ya göz kırpıyor.” diyerek sert bir şekilde eleştirmişti. Aynı parti içinde iyi veya kötü şeyler yaşanmış olabilir diyebilirsiniz ama Süleyman Soylu, Binali Yıldırım ve Doğu Perinçek’i bir araya getiren ortaklık nedir? Yıllarca bu siyasi figürler mecliste, seçimlerde, kürsülerde birbirlerine karşı en sert sözleri söylediler, hatta kimi zaman birbirlerini terörist olmakla suçladılar.</p>



<p>Biz bu sözleri bir başkasına söylesek o kişiyle yüz yüze gelmekten imtina ederiz. Peki, bu siyasetçiler bunu nasıl başarıyor? Kısa cevap: Çünkü hepsi oyuncusu. Meclis denilen sahnede rol yapan ve bunun karşılığında ise ciddi paralar ve haklar kazanan kişiler. Kameralar karşısında birbirlerine hakaretler etseler de aynı sınıfın, yani burjuvazinin farklı rollerdeki oyuncularından ibaretler.</p>



<p>Burjuvazinin kontrolündeki meclis tiyatrosuna ne yazık ki kendimizi kaptırıp gidiyoruz. Bu düğün gibi bazı örneklerde karşımızda bir oyunun oynadığını fark eder gibi oluyor ama bunları çabucak unutup önümüzde vuku bulan oyunu izlemeye devam ediyoruz.</p>



<p>Parlamento, burjuvazinin ışıltılı tiyatro sahnesi. Siyasetçiler profesyonel oyuncular, halk ise seyirciler. Asıl mesele, halkın izleyici koltuğundan kalkıp kendi hayatının kontrolünü tamamen kendi ellerine almasıdır.</p>
<p>The post <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/meclis-tiyatrosu/">Bir Düğünün Hatırlattıkları: Meclis Tiyatrosu</a> appeared first on <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr">Birlik Ve Dayanışma&#039;nın Sesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/meclis-tiyatrosu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4659</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Dünya’nın En Büyük Düşmanı: ABD Ordusu</title>
		<link>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/dunyanin-en-buyuk-dusmani-abd-ordusu/</link>
					<comments>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/dunyanin-en-buyuk-dusmani-abd-ordusu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdoğan Şen]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 06:58:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mercek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/?p=4506</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD ordusu denince akla ister istemez işgaller, katliamlar, ablukalar ve darbeler geliyor. Meksika, Küba, Kore, Vietnam, Irak, Panama ve Afganistan gibi pek çok ülke tarih boyunca doğrudan ABD tarafından işgale uğradı. Şili, Arjantin, Yunanistan ve Türkiye gibi sayısız ülke ise ABD destekli darbelerin hedefi oldu. Emperyalist ABD’nin zalim ordusu birçok halka doğrudan veya dolaylı bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/dunyanin-en-buyuk-dusmani-abd-ordusu/">Dünya’nın En Büyük Düşmanı: ABD Ordusu</a> appeared first on <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr">Birlik Ve Dayanışma&#039;nın Sesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>ABD ordusu denince akla ister istemez işgaller, katliamlar, ablukalar ve darbeler geliyor. Meksika, Küba, Kore, Vietnam, Irak, Panama ve Afganistan gibi pek çok ülke tarih boyunca doğrudan ABD tarafından işgale uğradı. Şili, Arjantin, Yunanistan ve Türkiye gibi sayısız ülke ise ABD destekli darbelerin hedefi oldu. Emperyalist ABD’nin zalim ordusu birçok halka doğrudan veya dolaylı bir şekilde kan kusturdu. Ancak bu yazıda, ABD ordusunun gezegenimize — yani Dünya’ya — verdiği zararı konu alan bir belgeselden söz edeceğiz.</p>



<p>Amerikalı araştırmacı gazeteci ve belgesel yapımcısı <strong>Abby Martin</strong>’in ikinci uzun metraj filmi olan <strong>“Earth’s Greatest Enemy”</strong> <a id="_ednref1" href="#_edn1">[i]</a>(Dünya’nın En Büyük Düşmanı) Amerikan ordusunun gezegenimize verdiği zararı gözler önüne seren, anti-emperyalist bir çevre belgeseli olma özelliği taşıyor.</p>



<div style="height:30px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<p><strong>ABD Ordusu Dünyayı Kirletiyor</strong></p>



<p>Dünyadaki herhangi bir kurumdan daha fazla karbon salınımına sebep olan ABD ordusu, çevreye zarar vererek de insanlığın geleceğini tehlikeye atıyor. Karbon salınımı denildiğinde akıllara devasa şirketler ve onlara ait fabrikaları geliyor. Oysa uluslararası iklim anlaşmalarından muaf olan, dünyanın dört bir köşesinde üsleri bulunan emperyalist ABD ordusu iklim krizine sebep olan kurumların başında gelirken kamuoyunun dikkatini pek çekmiyor. İşte bu belgesel sayesinde Abby Martin, ABD ordusunun çevreye olan zararlarını mercek altına alıyor.</p>



<p>Daha önce <strong>The Empire Files</strong> <a id="_ednref2" href="#_edn2">[ii]</a>(İmparatorluk Dosyaları) belgesel ve haber programıyla anti-emperyalizmi ve Amerikan militarizmini eleştiren Abby Martin, dünyanın dört bir köşesindeki örneklere bakarak ABD ordusunun sorumlu olduğu çevre felaketlerine odaklanıyor.</p>



<p>Örneğin, Iraklılar hâlâ Irak İşgalinin yarattığı çevresel tahribatların zararını yaşıyor. Fakat ABD ordusu sadece dünya halklarına değil, kendi ülkesinin vatandaşlarına da zarar veriyor: ABD’nin Kuzey Carolina eyaletinde yer alan Amerikan Deniz Piyadeleri üssü olan Camp Lejeune’de, 1950’lerden itibaren onlarca yıl boyunca içme suyuna ve toprağa kanserojen toksinler sızdı. İhmal, denetimsizlik yüzünden yıllarca farkına varılmayan bu durum askeri üstte yaşayan askerleri ve ailelerini zehirledi.</p>



<p>Uzun lafın kısası, ABD emperyalizmine karşı çıkmak sadece bugünlerimizi değil, yarınlarımızı kurtarmak için de gerekli. Dünyanın jandarmalığına soyunan ABD ordusu, tüm dünyanın iyiliği için kendi topraklarına dönmeli. 68’li devrimcilerin sloganıyla yazımızı bitirelim: <strong>Yankee Go Home!</strong></p>



<p></p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<p><a href="#_ednref1" id="_edn1">[i]</a> https://earthsgreatestenemy.com/</p>



<p><a href="#_ednref2" id="_edn2">[ii]</a> https://www.youtube.com/@EmpireFiles</p>
<p>The post <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/dunyanin-en-buyuk-dusmani-abd-ordusu/">Dünya’nın En Büyük Düşmanı: ABD Ordusu</a> appeared first on <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr">Birlik Ve Dayanışma&#039;nın Sesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/dunyanin-en-buyuk-dusmani-abd-ordusu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4506</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İyi Bilmezdik: Dick Cheney</title>
		<link>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/iyi-bilmezdik-dick-cheney/</link>
					<comments>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/iyi-bilmezdik-dick-cheney/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdoğan Şen]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Nov 2025 06:55:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mercek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/?p=4487</guid>

					<description><![CDATA[<p>3 Kasım’da ölen eski ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney, genç kuşak için pek bir anlam ifade etmeyebilir. Ancak yaşı biraz ileri olanlar için onun adı işgalleri, katliamları ve işkenceleri çağrıştırıyor. Bu yüzden başlıkta “İyi Bilmezdik” sözünü bilerek kullandık. Ölen bir insanın arkasından kötü sözler söylemek bize düşmez. Ama yaptığı kötülükleri unutmamak için hatırlamak ve hatırlatmak [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/iyi-bilmezdik-dick-cheney/">İyi Bilmezdik: Dick Cheney</a> appeared first on <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr">Birlik Ve Dayanışma&#039;nın Sesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>3 Kasım’da ölen eski ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney, genç kuşak için pek bir anlam ifade etmeyebilir. Ancak yaşı biraz ileri olanlar için onun adı işgalleri, katliamları ve işkenceleri çağrıştırıyor. Bu yüzden başlıkta “İyi Bilmezdik” sözünü bilerek kullandık. Ölen bir insanın arkasından kötü sözler söylemek bize düşmez. Ama yaptığı kötülükleri unutmamak için hatırlamak ve hatırlatmak gerek. Çünkü tarih onu insanlığa karşı işlediği suçlarla anacaktır.</p>



<p>Dick Cheney, 2001-2009 yılları arasında ABD Başkanı George W. Bush’un yardımcısı olarak görev yaptı. İşte bu yıllar boyunca Cheney, ABD’nin insanlığa karşı işlediği birçok suçta başrollerden birini oynadı. Kısaca bunlara bakalım.</p>



<div style="height:30px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<p><strong>Afganistan, Irak ve Emperyalizmin Yalanları</strong></p>



<p>Neden ikincil bir makam olan ABD Başkan Yardımcısı üzerine bir yazı kaleme aldığımızı anlamak için önce şunu belirtmek gerekir: George W. Bush’un pasif ve etkisiz başkanlığı sayesinde Dick Cheney, ABD tarihinin en etkili Başkan Yardımcılarından biri haline geldi. Bu yüzden görevde olduğu yıllar boyunca sık sık ön plana çıktı ve adı bolca anıldı.</p>



<p>11 Eylül 2001 Saldırıları sırasında görevde olan Dick Cheney, Afganistan’ın işgal edilmesinin mimarlarından biriydi. Bununla yetinmeyen Cheney, Irak Başkanı Saddam Hüseyin’in El-Kaide’yi desteklediğini ve kitle imha silahlarına sahip olduğunu iddia ederek Irak’ın işgal edilmesinin en ateşli savunucularından oldu. Yüz bini aşkın Iraklının ölümüne sebep olan bu işgalin ardından ne Saddam’ın El-Kaide’yle bağlantısına ne de kitle imha silahlarına dair kanıt bulundu. 11 Eylül Saldırıları sonrasında yüzlerce kişi Guantanamo Askeri Hapishanesi’nde insanlık dışı şartlarda sistematik işkencelere maruz kaldı. Tüm bu işkenceler daha sonra tek tek ortaya çıktı.</p>



<p>İşgallere, katliamlara ve işkencelere sebep olan yalanları ve bu süreçteki kritik rolü sorulduğunda Dick Cheney ne özür diledi ne de en küçük bir pişmanlık gösterdi. Kendisinden beklendiği gibi bunun ABD’yi korumak için “gerekli” olduğunu utanmadan savundu. ABD basınının ona neden Darth Vader, Karanlıklar Prensi gibi lakaplar taktığı çok anlaşılır değil mi?</p>



<div style="height:30px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<p><strong>Sonuç</strong></p>



<p>Son yıllarında mevcut ABD Başkanı Donald Trump’ı sert biçimde eleştirip ona karşı muhalefet eden ve onun ABD’ye ciddi bir tehdit olduğunu ifade eden Dick Cheney, aslında Trump’a giden yolu kendi attığı yalanlarla ve insan haklarını ayaklar altına alarak bizzat kendisi döşedi. </p>



<p>Yüz binlerce insanın ölümünde payı olan Dick Cheney, savaşlardan servet kazanarak cebini doldurdu ve emperyalizmin “kahramanları” arasına adını yazdırarak bu dünyadan ayrıldı.</p>
<p>The post <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/iyi-bilmezdik-dick-cheney/">İyi Bilmezdik: Dick Cheney</a> appeared first on <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr">Birlik Ve Dayanışma&#039;nın Sesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/iyi-bilmezdik-dick-cheney/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4487</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Zorunlu Eğitim Kısalacak Mı?</title>
		<link>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/zorunlu-egitim-kisalacak-mi/</link>
					<comments>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/zorunlu-egitim-kisalacak-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdoğan Şen]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 12:58:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mercek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/?p=4421</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 5 Eylül’de Anadolu Ajansı’na verdiği röportajda, bakanlığın önümüzdeki süreçte zorunlu eğitimi kısaltmayı planladığını açıkladı: &#160;“(…) 12 yıllık zorunlu eğitimin süresinin azaltılmasının doğru olacağına yönelik bir kamuoyu oluştu. Yasa yapıcılara öneride bulunmadan önce biz hükümet olarak, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi olarak bir karar almak durumundayız.” &#160;[i] Bakan Tekin’in sözünü ettiği kamuoyu desteği ülke [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/zorunlu-egitim-kisalacak-mi/">Zorunlu Eğitim Kısalacak Mı?</a> appeared first on <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr">Birlik Ve Dayanışma&#039;nın Sesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 5 Eylül’de Anadolu Ajansı’na verdiği röportajda, bakanlığın önümüzdeki süreçte zorunlu eğitimi kısaltmayı planladığını açıkladı:</p>



<p>&nbsp;“(…) 12 yıllık zorunlu eğitimin süresinin azaltılmasının doğru olacağına yönelik bir kamuoyu oluştu. Yasa yapıcılara öneride bulunmadan önce biz hükümet olarak, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi olarak bir karar almak durumundayız.” &nbsp;<a href="#_edn1" id="_ednref1">[i]</a></p>



<p>Bakan Tekin’in sözünü ettiği kamuoyu desteği ülke çapında gerçekleştirilen herhangi bir bilimsel araştırma ya da kamuoyu anketine dayanmıyor. Şimdiye dek zorunlu eğitimin kısaltılmasını açıkça destekleyen tek isim, AKP’nin sadık destekçisi, muhafazakâr sermaye örgütü MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir oldu.</p>



<p>Burhan Özdemir, 26 Haziran’da Yeni Şafak gazetesinde yayımlanan “Zorunlu Eğitim İstihdama Engel” başlıklı haberde iddialı açıklamalarda bulunuyor:</p>



<p>“Gençlerimiz iş gücüne daha erken katılmalı. Eğitim zorunluluğu esnetilmeli, gençlerimiz pratik becerilerle piyasaya daha hızlı adapte olmalılar. (…) 12 yıllık kesintisiz eğitim sistemi çok yanlış bir uygulama. Ülkeye herhangi bir faydası yok.&#8221; <a href="#_edn2" id="_ednref2">[ii]</a></p>



<p>“Ara eleman krizi yaşıyoruz” ezberine başvuran Özdemir, yurt dışındaki örnekleri inceleyerek bir model geliştirdiklerini ve bu modeli bakanlığa sunduklarını ifade ediyor. Peki, zorunlu eğitimin kısaltılmasını başka kimler destekliyor?</p>



<p>AKP’ye yakın eğitim sendikası Eğitim-Bir-Sen, “Türkiye’de 4+4+4 Zorunlu Eğitim Sistemi’ne Yönelik Saha Araştırması” adlı bir çalışmasında, kamuoyunun, zorunlu eğitim süresini fazla uzun bulduğunu öne sürdü. Sendika Başkanı Ali Yalçın, lise kademesi için akıllarındaki modeli şu sözlerle açıklıyor:</p>



<p>“En çok önerilen model ise 3 + 1 yani 3 yıl zorunlu, 1 yıl isteğe bağlı.&nbsp;2 + 2 yani&nbsp;2 yıl zorunlu, 2 yıl isteğe bağlı şeklinde iki seçenek bu araştırmada öne çıkıyor.”<a href="#_edn3" id="_ednref3">[iii]</a></p>



<p>Memleketi kanser gibi saran tarikat ve cemaatlerin de zorunlu eğitimin kısaltılmasından yana oldukları bilinen bir gerçek. Milli Eğitim Bakanlığı’yla yaptıkları protokollerle devlet okullarına da girebilen bu yapıların etkisi gün geçtikçe artıyor. Dergâhlarla, mescitlerle kamusal eğitim dışında paralel bir eğitim sistemi kurdukları gözlemleniyor.</p>



<div style="height:30px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<p><strong>Üç Koldan Saldırı: Piyasalaştırma, Gericileştirme ve İşçileştirme</strong></p>



<p>Türkiye’de eğitime yönelik üç yönlü bir saldırı gerçekleştiğini ifade edebiliriz. Bakanlık, okullara yeterli kaynak sağlamayarak ücretsiz olması gereken kamusal eğitimi gittikçe daha fazla piyasalaştırıyor. Parası olanlar özel okullara yönelirken, yoksul ailelerin çocukları devlet okullarına gitmek durumunda kalıyor. Parası olanın kaliteli eğitime erişebildiği adil olmayan durum kanıksanıyor.</p>



<p>Zorunlu din dersleri, tarikatlarla yapılan protokoller ve benzeri uygulamalarla eğitim gittikçe gericileşiyor. Hatta şu anda devlet okullarının çoğunun İmam-Hatip anlayışıyla yönetildiğini söylersek abartmış olmayız.</p>



<p>MESEM ve benzeri projelerle ise çocuklar okulda olması gerekirken yeterli iş güvenliğinin sağlanmadığı işyerlerinde emek sömürüsüyle işçileştiriliyor. Ucuz iş gücü olarak uzun saatler çalışmak zorunda bırakılıyorlar.</p>



<p>Zorunlu eğitimin kısaltılması, AKP ve sermaye çevrelerinin iştahını kabartıyor; çünkü bu sayede öğrenciler daha erken yaşta ucuz iş gücü piyasasına sürülebiliyor. Sosyal devlet anlayışını çoktan terk eden Türkiye, yoksul çocuklara nitelik eğitim vaat etmiyor; tam aksine onu eğitim hayatından kopararak yoksulluğun kader olduğu kapitalist düzenin çarkları arasında eziyor.</p>



<p>Peki, halk gerçekten zorunlu eğitimin kısaltılmasını mı talep ediyor? Hayır! Tüm anne babaların, velilerin istediği tek bir şey var: Nitelikli, ücretsiz ve bilimsel bir eğitim. Son yıllarda okullarda ücretsiz öğlen yemekleri verilmesi talebi bile görmezden gelindi. Dahası, birçok okul temizlik ve güvenlik sorunu yaşamaya devam ediyor.</p>



<p>Uzun lafın kısası, Türkiye’de zorunlu eğitim uzun değil; niteliksiz, eşitsiz ve piyasaya teslim edilmiş durumda.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<p><a href="#_ednref1" id="_edn1">[i]</a> https://www.meb.gov.tr/bakan-tekin-anadolu-ajansi-editor-masasinda-egitim-gundemini-degerlendirdi/haber/38227/tr?utm_source=chatgpt.com</p>



<p><a href="#_ednref2" id="_edn2">[ii]</a> https://www.yenisafak.com/ekonomi/zorunlu-egitim-istihdama-engel-4721362</p>



<p><a href="#_ednref3" id="_edn3">[iii]</a> https://www.ebs.org.tr/haber/genel-baskanimiz-ali-yalcin-cumhurbaskanligi-kabinesinde-gorusulecek-444-zorunlu-egitim-sistemine-iliskin-degerlendirmelerde-bulundu/36263</p>
<p>The post <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/zorunlu-egitim-kisalacak-mi/">Zorunlu Eğitim Kısalacak Mı?</a> appeared first on <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr">Birlik Ve Dayanışma&#039;nın Sesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/zorunlu-egitim-kisalacak-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4421</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Your Party: Şapkadan Tavşan Çıkarmak</title>
		<link>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/your-party-sapkadan-tavsan-cikarmak/</link>
					<comments>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/your-party-sapkadan-tavsan-cikarmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdoğan Şen]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Oct 2025 07:47:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mercek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/?p=4360</guid>

					<description><![CDATA[<p>İngiliz milletvekilleri Jeremy Corbyn ve Zarah Sultana’nın önderliğini yaptığı parti girişiminin sıra dışı bir ismi var: Your Party. Türkçeye Senin Partin veya Sizin Partiniz diye çevrilebilir. Jeremy Corbyn, 2015-2020 yılları arasında İşçi Partisi’nin (Labour Party) liderliğini yaptı. Bu dönemde izlediği siyasi çizgiyle parti içinde hem ciddi destek hem de güçlü bir muhalefetle karşılaştı. Ancak 2019 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/your-party-sapkadan-tavsan-cikarmak/">Your Party: Şapkadan Tavşan Çıkarmak</a> appeared first on <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr">Birlik Ve Dayanışma&#039;nın Sesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İngiliz milletvekilleri Jeremy Corbyn ve Zarah Sultana’nın önderliğini yaptığı parti girişiminin sıra dışı bir ismi var: Your Party. Türkçeye Senin Partin veya Sizin Partiniz diye çevrilebilir. Jeremy Corbyn, 2015-2020 yılları arasında İşçi Partisi’nin (Labour Party) liderliğini yaptı. Bu dönemde izlediği siyasi çizgiyle parti içinde hem ciddi destek hem de güçlü bir muhalefetle karşılaştı. Ancak 2019 yılındaki genel seçimlerde İşçi Partisi’nin yenilgisinin ardından Corbyn parti başkanlığından çekildi. Antisemitizm yaptığı iddiasıyla açılan soruşturmayla partiden uzaklaştırılıp sonunda ihraç edildi.</p>



<p>1993 doğumlu Zarah Sultana, Pakistan kökenli bir aileden geliyor. Filistin’e verdiği destek, savaş karşıtı duruşu ve yoksulluğa karşı mücadelesiyle dikkatleri üzerine çekti. Özellikle İşçi Partisi’nin Filistin ve NATO tutumunu eleştiren Sultana’nın parti yönetimiyle arası açıldı. Partisinden disiplin cezası da alan Sultana, 3 Temmuz 2025’te Jeremy Corbyn’le birlikte yeni bir sol parti kurmak için İşçi Partisi’nden ayrıldığını açıkladı.</p>



<div style="height:30px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<p><strong>Your Party: Kimin Partisi?</strong></p>



<p>Gayet basit bir internet sitesiyle yola çıkan Your Party, şu sözlerle kendini açıklıyor: “Your Party (…) statükoya ve onlarca yıllık neoliberalizme, kemer sıkma politikalarına, mültecilere ve dışlanmış topluluklara yönelik şeytanlaştırmaya bir alternatif oluşturmak amacıyla kuruldu. Bu sadece bir başka siyasi parti değil. Bu, siyaseti farklı şekilde yapma meselesi — kararların hepimiz tarafından şekillendirildiği, gücün yeniden topluluklara verildiği ve ilkelerin her şeyden önce geldiği bir hareket.”<a href="#_edn1" id="_ednref1">[i]</a></p>



<p>Kısa sürede 800 bin kişi parti girişiminin e-posta listesine kaydoldu. Troçkist İngiltere Devrimci Komünist Partisi, üyelerine Your Party’yi destekleme çağrısında bulundu. Ayrıca sendikalardan ve aydınlardan da destek açıklamaları geldi.</p>



<p>18 Eylül günü Your Party’nin önderleri Corbyn ve Sultana arasında kamuoyunun önünde tuhaf bir tartışma yaşandı. Parti girişiminin e-posta listesine kaydolanlara partiye üye olmaları için davet mektubu geldi. 55 pound karşılığında üye olanların sayısı iki saat içerisinde 20 bin kişiye ulaştı. Parti böylece henüz kurulmadan 1 milyon pound kasasına koydu. <a href="#_edn2" id="_ednref2">[ii]</a> Birkaç saat sonra partiden gelen başka bir e-posta kafaları karıştırdı. İlk e-postanın izinsiz olduğu belirtildi ve üye olanlara aboneliklerini iptal edip paralarını geri almaları önerildi. Sultana ilk e-postanın, Corbyn ikinci e-postanın arkasındaydı. Karşılıklı suçlamalardan sonra orta yol bulundu ve olaylar tatlıya bağlandı. Ancak henüz kuruluş aşamasında dahi böyle bir anlaşmazlığın ortaya çıkması partinin geleceği hakkında kafalarda soru işaretleri yarattı.</p>



<div style="height:30px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<p><strong>Şapkadan Tavşan Çıkarmak</strong></p>



<p>Yeni tür bir parti kuracaklarını ifade eden Jeremy Corbyn partinin politikalarını, stratejisini ve hatta ismini üyelerin kendisi belirleyeceğinin altını çizdi. Kasım ayında partinin kuruluş konferansı düzenlenecek. Corbyn, konferansın tarzını şu sözlerle açıklıyor: “Konferansımızın katılımcı, açık ve demokratik olmasını istiyoruz. Üyeler arasından rastgele seçilen kişiler konferansa bizzat katılıp kurucu belgelerimizi tartışacak. Ardından, her üye çevrimiçi olarak ‘bir üye, bir oy’ sistemiyle son kararı verecek.” <a href="#_edn3" id="_ednref3">[iii]</a></p>



<p>Zarah Sultana, “Ya Sosyalizm Ya Barbarlık” yazısında İşçi Partisi’nde yapılan hataların tekrar edilmemesini ifade ederken şunları dile getiriyor: “Your Party üyelerinin başka partilere katılmasını yasaklayan kural kaldırılmalı.” <a href="#_edn4" id="_ednref4">[iv]</a> Başka partilerin, derneklerin, sendikaların bir araya gelebileceği bir çatı partisi hedefledikleri anlaşılıyor.</p>



<p>Çevrimiçi oylamalar aracılığıyla partinin politikalarını belirlemesi veya partinin internet üzerinden kendine ait bilgileri şeffaf bir şekilde vermesi gibi e-demokrasi ve doğrudan katılım pratikleri ilk defa ortaya atılan fikirler değil, özellikle bazı doğrudan demokrasiyi savunan siyasi partiler tarafından hayata geçirilmiş şeyler. İtalya’da bunu uygulayan Beş Yıldız Hareketi bunun en iyi örneği. Sağ veya sol bir ideolojiye sahip olmayan, popülist bir siyaset izleyen bu parti 2018 seçimlerinde iktidarı kazansa da çok eleştirdiği mevcut sisteme bir alternatif yaratamadığından başarısız oldu.</p>



<p>Your Party kapitalist sistemde radikal bir değişikliği hedefliyor. Ancak radikal bir değişimin parlamenter reformlarla elde edilemediğini Syriza örneğinde Yunanistan’da yaşadık. Hedeflenen reformların bile hayata geçirilmesinde başarısızlıklar yaşandı. Your Party’nin ulaşabileceği en büyük başarı ne yazık ki Syriza’nın kazandığı seçim başarısının ötesinde olmayacak gibi görünüyor.</p>



<p>Kapitalizmde, gerçek ve radikal bir değişim ancak işçi sınıfının örgütlü, disiplinli ve bilinçli mücadelesiyle yaşanabilir. Şapkadan tavşan çıkarmaya gerek yok. Vladimir İlyiç Lenin bundan yüz yıl önce demokratik merkeziyetçilik ilkesiyle gerçek bir işçi sınıfı partisinin niteliğini hem teoride hem de pratikte gösterdi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<p><a href="#_ednref1" id="_edn1">[i]</a> https://www.yourparty.uk/about/</p>



<p><a href="#_ednref2" id="_edn2">[ii]</a> https://www.birgun.net/makale/britanyada-kurulmadan-bolunen-yeni-sol-parti-655219</p>



<p><a href="#_ednref3" id="_edn3">[iii]</a> https://www.theguardian.com/commentisfree/2025/oct/13/your-party-conference-jeremy-corbyn-members</p>



<p><a href="#_ednref4" id="_edn4">[iv]</a> https://tribunemag.co.uk/2025/10/socialism-or-barbarism</p>
<p>The post <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/your-party-sapkadan-tavsan-cikarmak/">Your Party: Şapkadan Tavşan Çıkarmak</a> appeared first on <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr">Birlik Ve Dayanışma&#039;nın Sesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/your-party-sapkadan-tavsan-cikarmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4360</post-id>	</item>
		<item>
		<title>7 Ekim&#8217;den Bugüne: Gazze’den Gelen Çığlık</title>
		<link>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/7-ekimden-bugune-gazzeden-gelen-ciglik/</link>
					<comments>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/7-ekimden-bugune-gazzeden-gelen-ciglik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdoğan Şen]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2025 11:47:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mercek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/?p=4293</guid>

					<description><![CDATA[<p>İsrail’in, Gazze’de iki yıldır süren ve artık soykırıma dönüşen katliamı bitmek bilmiyor. Tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleşen bu insanlık suçunu durdurmak için ABD Başkanı Donald Trump’tan medet uman dünya ülkeleri aslında Gazze soykırımının sessiz ortakları görevini görüyorlar. Batı medyasına göre, her şey 7 Ekim 2023 tarihinde Hamas ve diğer Filistinli direniş örgütlerinin düzenlediği Al Aksa [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/7-ekimden-bugune-gazzeden-gelen-ciglik/">7 Ekim&#8217;den Bugüne: Gazze’den Gelen Çığlık</a> appeared first on <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr">Birlik Ve Dayanışma&#039;nın Sesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<blockquote class="wp-block-quote has-link-color has-regular-font-size wp-elements-f7a851b8186ee58613740dbb977b3f22 is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"></blockquote>



<p>İsrail’in, Gazze’de iki yıldır süren ve artık soykırıma dönüşen katliamı bitmek bilmiyor. Tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleşen bu insanlık suçunu durdurmak için ABD Başkanı Donald Trump’tan medet uman dünya ülkeleri aslında Gazze soykırımının sessiz ortakları görevini görüyorlar. Batı medyasına göre, her şey 7 Ekim 2023 tarihinde Hamas ve diğer Filistinli direniş örgütlerinin düzenlediği Al Aksa Tufanı saldırısıyla başladı. Peki, gerçekten böyle mi?</p>



<div style="height:30px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<p><strong>El-Nakba</strong></p>



<p>Filistin meselesini düşünürken Mahsus Mahal türküsünde geçen “Kolay değil derdin ucu derinde” dizesi aklıma geliyor. Gerçekten de bu meselede derdin ucu, sadece bugüne değil, on yıllar öncesine dek uzuyor.</p>



<p>Filistin meselesi 7 Ekim 2023’te başlamadı; kökleri, 1948’deki El-Nakba yani “Felaket Günü”ne dayanıyor. O yıl İsrail’in kurulmasıyla birlikte yüz binlerce Filistinli evlerinden edildi, göç etmek zorunda kaldı.</p>



<p>Ne yazık ki bu zorunlu göç ve işgal her şeyin sadece başlangıcıydı. Felaketler art arda gelmeye devam etti. 1967 Altı Gün Savaşı’nda İsrail, işgal ettiği toprakları ciddi anlamda genişletti. Mısır’dan Gazze Şeridi’ni,<strong> </strong>Ürdün’den Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü,<strong> </strong>Suriye’den ise Golan Tepeleri’ni aldı. Bu topraklarda yaşayan insanlar tekrar yollara dökülüp vatanlarını terk etti. İsrail devleti ve işgali bu savaş sonucunda kalıcılaştı.</p>



<p>İşgaller sessizlikle geçiştirilmedi. Etki tepkiyi doğurdu: Birinci İntifayla “silkinip” ayağa kalkan Filistinliler kitlesel olarak işgalcilere karşı direndi. Grevler ve boykotlarla da desteklenen direniş İsrail’e karşı ciddi bir direnç gösterdi. 1993’teki Oslo Anlaşmalarıyla bu direniş, diplomasi masasında sönümlendirildi. Filistin Kurtuluş Örgütü yöneticilerinin imzaladığı sözde “barış anlaşması” Filistin’e barış getirmedi; işgal ve sömürü kaldığı yerden artarak devam etti.</p>



<div style="height:30px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<p><strong>Gazze’nin Çığlığı</strong></p>



<p>2023 yılına geri döndüğümüzde Filistin’de durum aşağı yukarı şöyleydi: Filistin Ulusal Yönetimi’nin kontrolü altındaki Batı Şeria, tamamen İsrail’in denetimi altındaydı ve Siyonist yerleşimciler günden güne işgali hızlandırıyordu.</p>



<p>Hamas’ın kontrolündeki Gazze ise yıllardır süren İsrail ablukası yüzünden “dünyanın en büyük açık hava hapishanesi” olarak nitelendiriliyordu. İşsizliğin had safhada olduğu, iki milyon Filistinlinin yaşadığı bu topraklarda halk, insanlık dışı şartlarda hayatta kalmaya çalışıyordu.</p>



<p>İsrail’in Mescid-i Aksa baskınları, zaten gergin olan ortamı iyice tırmandırıyordu. Aynı dönemde, bölgedeki dış politika sahnesinde ise bir tür yumuşama havası görülüyordu. BAE, Bahreyn, Fas ve Suudi Arabistan gibi Arap ülkeleri, ABD’nin yoğun diplomatik çabaları sonucunda İsrail’le normalleşme ve ilişki geliştirme görüşmelerine başlıyordu. Bu hamleler Filistin davasını diplomatik olarak da yalnızlaştırıyordu.</p>



<p>İşte böyle kritik ve hassas bir dönemde, Gazze’deki Filistinli direniş örgütleri ayağa kalktı. Bütün dünyaya Filistin’in hâlâ var olduğunu ve Filistinlilerin hâlâ direndiğini tekrar hatırlattı.</p>



<p>Bu saldırının Filistinliler açısından devam eden ve soykırıma dönüşen olumsuz sonuçlarına bakıldığında, Al Aksa Tufanı’nın İsrail’in bir komplosu olup olmadığı sorusu akıllara gelebilir. Ancak Filistin meselesine sadece 7 Ekim gününden itibaren bakmak oldukça eksik bir analize sebep olur. Al Aksa Tufanı yıllardır biriken siyasi baskıların, ekonomik ablukanın ve diplomatik tıkanmışlığın bir sonucu olarak ortaya çıktı.</p>


<p>The post <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/7-ekimden-bugune-gazzeden-gelen-ciglik/">7 Ekim&#8217;den Bugüne: Gazze’den Gelen Çığlık</a> appeared first on <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr">Birlik Ve Dayanışma&#039;nın Sesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/7-ekimden-bugune-gazzeden-gelen-ciglik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4293</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Savaşa Götüren Barış: Azerbaycan ve Ermenistan</title>
		<link>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/savasa-goturen-baris-azerbaycan-ve-ermenistan/</link>
					<comments>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/savasa-goturen-baris-azerbaycan-ve-ermenistan/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdoğan Şen]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 07:57:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mercek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/?p=4268</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kafkaslar tarih boyunca ticari ve askeri açıdan önemli bir geçiş güzergâhı olarak işlev görmüştür. Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya’nın kesişim noktasında yer alan bu bölgede birçok savaş meydana gelmiştir. 2023 yılında Azerbaycan ile Ermenistan arasında vuku bulan Karabağ Savaşı bunun en güncel örneği olarak gösterilebilir. 8 Ağustos 2025 tarihinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/savasa-goturen-baris-azerbaycan-ve-ermenistan/">Savaşa Götüren Barış: Azerbaycan ve Ermenistan</a> appeared first on <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr">Birlik Ve Dayanışma&#039;nın Sesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kafkaslar tarih boyunca ticari ve askeri açıdan önemli bir geçiş güzergâhı olarak işlev görmüştür. Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya’nın kesişim noktasında yer alan bu bölgede birçok savaş meydana gelmiştir. 2023 yılında Azerbaycan ile Ermenistan arasında vuku bulan Karabağ Savaşı bunun en güncel örneği olarak gösterilebilir.</p>



<p>8 Ağustos 2025 tarihinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın bir barış antlaşması imzalaması ilk bakışta Kafkas halkları için olumlu bir adım olarak görülebilir. Henüz iki yıl önce kanlı bir savaşa girmiş iki ülkenin barışması kadar iyi bir haber olabilir mi? Ne yazık ki gerçekler bunun düşünüldüğü kadar pembe bir tablonun sonucunda olmadığını gösteriyor.</p>



<p>Kendini birçok açıdan Roma İmparatorluğu’nun modern ardılı olarak gören ABD, Pax Romana yani Roma Barışına atfen İkinci Emperyalist Paylaşım Savaşı ardından kurmaya başladığı küresel hegemonyayı Pax Americana diye nitelendirdi. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) varlığı sayesinde ortaya çıkan iki kutuplu dünyada ABD istediği kadar rahat hareket edemiyordu.</p>



<div style="height:30px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<p><strong>Kafkaslarda Pax Americana</strong></p>



<p>Ancak SSCB’nin yıkılmasıyla birlikte rakipsiz kalan tek süper güç ABD, dünyanın dört bir köşesinde gerçekleştirdiği işgaller, darbeler, katliamlar ve ambargolarla birlikte halklara kan kusturmaya devam etti: Afganistan, Irak, Panama, Libya, Somali, Haiti, Suriye…</p>



<p>Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ABD Başkanı Donald Trump’ın ev sahipliğinde Beyaz Saray’da bahsi geçen antlaşmayı imzaladı. Trump’ın “bitmeyen savaşlardan biri” olarak nitelendirdiği Azerbaycan–Ermenistan geriliminin azaltılmasında böylece önemli bir adım atılmış oldu. Ancak bu barış ne pahasına sağlandı?</p>



<p>Antlaşmanın en kritik maddesi “TRIPP”, yani Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Yolu. Barış ve refah kelimelerinin bir ABD başkanının adıyla yan yana gelmesi trajikomik olsa da, bu yol Kafkasya açısından büyük önem taşıyor. Azerbaycan, Ermenistan, Nahçıvan ve Türkiye’yi birbirine bağlayan bu hat, yani Zengezur Koridoru, 99 yıllığına ABD’li şirketlere kiralandı. Koridor boyunca ABD’liler demiryolu, otoyol ve boru hatlarının inşası ve işletmesini yürütecek.</p>



<p>Zengezur Koridoru öyle bir jeopolitik öneme sahip ki burayı ele geçirerek ABD tek taşla birkaç kuş vurmuş sayılabilir. İran’ın kuzeyinde, Rusya’nın güneyinde yer alan bu bölgedeki ABD varlığı özellikle İran’ı daha savunmasız hale getirebilir. Ayrıca Çin’in Kuşak ve Yol Projesi’nin güzergâhlarından biri de aynı yerden geçiyor. Böylece ABD, Zengezur Koridoru üzerinden Çin’in küresel ticaret ağını bir noktadan daha sıkıştırma imkânı elde etti.</p>



<div style="height:30px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<p><strong>Sonuç</strong></p>



<p>ABD’nin denetiminde imzalanan her antlaşma bir tür savaş antlaşmasıdır. Azerbaycan ve Ermenistan arasında kalıcı barışı getireceği iddia edilen bu antlaşma ise Kafkas halkları açısından gelecekteki savaşların işaretidir.</p>



<p>Süper güç ABD’ye boyun eğmeyen her ülke Yankee’lerin hedef tahtasındadır. ABD’nin Kafkaslarda artan varlığı bölgedeki tüm ülkeler için ciddi bir tehlikelidir. Görünen o ki, Washington Ukrayna’da uyguladığı senaryonun benzerini bu kez Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan’da sahnelemeye hazırlanıyor. ABD’nin yeni cepheler açmak için savaşa süreceği yeni piyonlara ihtiyacı var.</p>



<p>Kafkaslara gerçek barış ABD’nin kana doymayan emperyalist-kapitalist çıkarlarıyla değil, geçmişte olduğu gibi sosyalistlerin kurduğu eşitlikçi sosyalist düzenle gelecektir. Bölgede kalıcı huzurun tek garantisi bir zamanlar Sovyetlerin kurduğu gibi sosyalizm olacaktır.</p>



<p></p>
<p>The post <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/savasa-goturen-baris-azerbaycan-ve-ermenistan/">Savaşa Götüren Barış: Azerbaycan ve Ermenistan</a> appeared first on <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr">Birlik Ve Dayanışma&#039;nın Sesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/savasa-goturen-baris-azerbaycan-ve-ermenistan/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4268</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Eğitimde Devrim Mi Yaşıyoruz?</title>
		<link>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/egitimde-devrim-mi-yasiyoruz/</link>
					<comments>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/egitimde-devrim-mi-yasiyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdoğan Şen]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 09:02:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mercek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/?p=4194</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) her yıl üye ülkelerin eğitim sistemlerine dair raporlar yayımlıyor. Bu raporlar ülkelerin eğitim alanındaki karnesini ortaya koyuyor. OECD’nin “Bir Bakışta Eğitim 2025 Raporu”na ilişkin değerlendirmesini Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AKP İstanbul Büyükada İlçe Başkanlığı’nda gazetecilere yaptığı açıklamada şöyle paylaştı: “OECD, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) gibi kuruluşlar, ülkelerin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/egitimde-devrim-mi-yasiyoruz/">Eğitimde Devrim Mi Yaşıyoruz?</a> appeared first on <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr">Birlik Ve Dayanışma&#039;nın Sesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) her yıl üye ülkelerin eğitim sistemlerine dair raporlar yayımlıyor. Bu raporlar ülkelerin eğitim alanındaki karnesini ortaya koyuyor. OECD’nin “Bir Bakışta Eğitim 2025 Raporu”na ilişkin değerlendirmesini Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AKP İstanbul Büyükada İlçe Başkanlığı’nda gazetecilere yaptığı açıklamada şöyle paylaştı:</p>



<p>“OECD, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) gibi kuruluşlar, ülkelerin eğitim-öğretim istatistikleriyle ilgili raporlar hazırlıyorlar. 2002&#8217;den önceki raporlarda yerimizden utanıyorduk. Ama şimdi OECD raporlarında Türkiye, dünyada son 20-22 yılda eğitim devrimi yapmış bir ülke olarak tanımlanıyor.&#8221;<a href="#_edn1" id="_ednref1">[i]</a></p>



<p>Eğitim sistemimizde gerçekten Yusuf Tekin’in iddia ettiği gibi bir devrim mi yaşanıyor? Yoksa eğitim sistemimizin gerçekleri tam aksine bambaşka bir tablo mu ortaya koyuyor? Gelin şimdi bunlara biraz daha yakından bakalım.</p>



<p></p>



<p><strong>Rakamlar Ne Söylüyor?</strong></p>



<p>“Bir Bakışta Eğitim 2025 Raporu”na bakıldığında iki nokta dikkat çekiyor. Öncelikle, Türkiye’de okullaşma oranında artış kaydedilse de aynı zamanda işsizlik oranı da yükselmeye devam ediyor. Oysa çalışmada yer alan diğer OECD ülkelerinde, okullaşma oranının artışı işsizlikte azalmayı beraberinde getiriyor. Ülkemizde bunun tam aksinin yaşanması ise olumsuz bazı etkenlerin işin içerisinde olduğunu gösteriyor. <a href="#_edn2" id="_ednref2">[ii]</a></p>



<p>Okullaşma oranındaki artış sonucunda çok daha fazla öğrenci, yüksek eğitim kurumlarından mezun oluyor. Ancak gençler, eğitim aldıkları alanlardaki nitelikli işlere ulaşamıyor. İşgücü piyasası ise hizmet sektörü ağırlıklı ve ekonomik durgunluk sebebiyle daralmış durumda. Ne yazık ki gençler, mezun oldukları bölümlerle alakasız hizmet sektörü işlerinde çalışmak zorunda kalıyor.</p>



<p>İkinci olarak, Türkiye öğrenci başına yapılan yıllık harcama konusunda son sıralarda yer alıyor. Türkiye’de üniversite öncesi kademelerde öğrenci başına yapılan yıllık harcama 4 bin 32 dolar iken OECD ülkeleri ortalama 13 bin 527 dolar harcıyor. Ülkemiz OECD ortalamasının neredeyse üçte biri kadar yatırım yapıyor. Yükseköğretim kademesinde de yine OECD ortalamasının hemen hemen yarısı kadar yatırım sağlıyoruz.<a href="#_edn3" id="_ednref3">[iii]</a></p>



<p></p>



<p><strong>Devrim Mi Karşı Devrim Mi?</strong></p>



<p>Bakanın sözünü ettiği eğitimdeki son yirmi yılın “devrimi”, özelleştirme ve gericileşme devrimiyse, bunda sonuna kadar haklı. AKP iktidarı döneminde eğitimde piyasalaşma ve gericileşme alanında gerçekten büyük mesafe kat edildi.</p>



<p>Yoksul ailelerin çocukları ya imam-hatiplere ya da MESEM’lere yönlendirilirken, zengin ailelerin çocukları nitelikli eğitim vadeden özel okullara ve kolejlere gitti. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in de kendi çocuğunu Ankara’daki en büyük özel okullardan birinde okuttuğu haberlere konu oldu. <a href="#_edn4" id="_ednref4">[iv]</a></p>



<p>Parasız, eşit, laik ve bilimsel eğitim Türkiye’deki tüm öğrencilerin en temel hakkıdır. Fakat bu hakkı birlikte mücadele ederek söküp almamız gerekiyor. Bu mücadelede öğretmenler, veliler, öğrenciler hep birlikte rol almalı.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<p><a href="#_ednref1" id="_edn1">[i]</a> https://www.dha.com.tr/egitim/bakan-tekin-turkiye-oecd-raporlarina-gore-son-22-yilda-egitim-devrimi-yapmis-ulke-olarak-tanimlaniyor-2717859</p>



<p><a href="#_ednref2" id="_edn2">[ii]</a> https://www.cumhuriyet.com.tr/egitim/bakan-tekin-egitime-ayrilan-payin-oecd-ortalamasini-gectigini-soyledi-gercegin-oyle-olmadigi-ortaya-cikti-2434465</p>



<p><a href="#_ednref3" id="_edn3">[iii]</a> https://www.pervinkaplan.com/detay/turkiye-meksika-ile-yarisiyor-egitime-en-az-harcama-yapan-iki-ulke/32129</p>



<p><a href="#_ednref4" id="_edn4">[iv]</a> https://www.birgun.net/haber/bakan-tekinin-cocugu-icin-tercihi-ozel-okul-655201</p>
<p>The post <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/egitimde-devrim-mi-yasiyoruz/">Eğitimde Devrim Mi Yaşıyoruz?</a> appeared first on <a href="https://birlikdayanismaninsesi.org.tr">Birlik Ve Dayanışma&#039;nın Sesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://birlikdayanismaninsesi.org.tr/egitimde-devrim-mi-yasiyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4194</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
