Ana SayfaBirlik ve Dayanışma GazetesiAsgari Değil İnsanca Yaşam

Asgari Değil İnsanca Yaşam

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 3. sayısında yayımlanmıştır.

Yıl sonu yaklaşıyor. Asgari ücretin ne kadar olacağı tartışmaları yeniden gündemin merkezinde.. Her yıl olduğu gibi asgari ücret tartışmaları/görüşmeleri de başladı. Mesele yalnızca rakamların değişimi değil; bu ülkede milyonlarca emekçinin nasıl bir yaşam sürdüğünün, ne kadar insanca yaşayabileceğinin meselesi.

Merkez Bankası, 2026 yılı için yüzde 16 enflasyon hedefi belirledi. Banka, 2025 yıl sonu itibarıyla enflasyonun yüzde 24 civarında gerçekleşeceğini öngörüyor; ancak bu oran, tahmin bandının genişletilmesiyle yüzde 29’a kadar çıkabiliyor.Benzer şekilde, AKP’nin Orta Vadeli Programı da 2025 yıl sonu enflasyon oranını yüzde 28,5 olarak öngörüyor. Öte yandan, uluslararası finans kuruluşları da Türkiye’de 2026 yılı için asgari ücrete yaklaşık yüzde 20 oranında zam yapılacağını tahmin ediyor. Uluslararası finans kuruluşlarının 2025 için önerdiği yüzde 30-35’lik artış daha önce aynen uygulanmıştı.Uluslararası sermayenin talepleri yine hayata geçirilirse şaşırmamak gerek. İktidarın “patronları ve uluslararası sermayeyi üzmeden” bir artış yapacağı açık.

Türkiye’de bugün 17 milyona yakın çalışanın neredeyse yarısı asgari ücretle geçiniyor. Asgari ücret, ortalama ücret haline gelmiş durumda.
Asgari ücret, birçok kişinin sandığının aksine, yeni işe başlayan ya da niteliksiz çalışanlara verilen ücret değildir. Asgari Ücret Yönetmeliği’ne göre bu ücret, bir çalışanın barınma, sağlık, kültür, ulaşım ve gıda gibi zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeyde olmalıdır. Yani sinemaya gidebilen, çocuğuna kitap alabilen, sağlıklı beslenebilen bir insanın yaşayabileceği düzeydir. Ancak bugünkü koşullarda bu tanım tamamen kağıt üzerinde kalıyor. Çünkü mevcut asgari ücret, bir ailenin yalnızca beslenme ihtiyacının bile gerisinde kalmış durumda.

Birleşik Metal-İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM), “Açlık ve Yoksulluk Sınırı Eylül 2025 Dönem Raporu”na göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 26 bin 418 lira, yoksulluk sınırı ise 91 bin 381 lira oldu. Aynı raporda bir kişinin gıda ile birlikte barınma, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçları kapsadığı haliyle ortaya çıkan yoksulluk sınırı 42 bin 526 lira. 2024 sonunda belirlenen asgari ücret 22 bin 104 TL idi. Resmi TÜİK rakamlarına göre resmi enflasyon karşısında yaklaşık 5 bin 621 lira eridi. Ocak ayında zamdan hızlı bir şekilde eriyen ücretler, dokuz ayın sonunda açlık sınırının katbekat altına düşmüş vaziyette.

Türkiye’de asgari ücret tartışması “kaç lira olacak” sorusundan çok daha öte bir tartışma. AKP, patronlar ile el ele verip emekçilerin taleplerini sistematik biçimde etkisizleştiriyor. Emekçilere açlık sınırının altında rakamlar reva görülüyor, sendikal hakları gasp ediliyor.

Çözüm, emeğin örgütlü gücünde yatıyor. İnsanca bir yaşam, eşit, adil bir düzen için mücadele etmekten ‘Birlik ve Dayanışma’mızı sağlamaktan başka yolumuz yok.

Son Eklenenler

Affetmeyecek, Unutmayacak, Helalleşmeyeceğiz!

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 8. sayısında yayımlanmıştır.Affetmeyecek, Unutmayacak, Helalleşmeyeceğiz!Türkiye saatiyle 04.17’de başlayan...

MESEM Gerçeği ve Çocuk İşçilik

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 7. sayısında yayımlanmıştır. 2026 yılına girdiğimiz şu günlerde, Türkiye’de...

Bir Evsiz ve Bir Ölüm

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 7. sayısında yayımlanmıştır. “Kağıthane’de gece saatlerinde yaşanan olayda, soğuktan...

Emperyalizme ve NATO’ya Karşı Mücadeleyi Yükseltelim!

Bu yazı Birlik ve Dayanışma Gazetesi’nin 7. sayısında yayımlanmıştır. Emperyalizme karşı mücadele, konu Türkiye olunca...